melihkagan

part88


..saat 00.00 ı bulduğunda, klasik olarak ondan geriye sayıldı..sonrasında alkışlar koptu, kadehler şangırdadı, şehir merkezinde atılan havai fişeklerin belli belirsiz gürültüleri gelmeye başladı kulaklara..

Öyle dedik, böyle dedik..eh, nihayetinde yeni yıla da girdik işte…on saniye öncesinden daha farklı hissediyor değilim..böyle bir, aydınlanma filan da gelmedi? Level de atlamadım yani (: ..

Ama gerçek şu ki, takvimden bir gün, duvardan da bir takvim daha eksildi…

Hoş geldin 2008…sen de hoş geldin…umarım hoş devam edersin…senden üst tertiptekilere uymaz, beni kahretmezsin..

Ve artık şu “yeni yıla nasıl girersen, tüm yıl öyle geçer” mottosunun tutması gerek abi..tamam işte..girdik..el ele, yan yana..mutlu girdik…öyle geçsin tüm yıl…ve sonrasındaki tüm yıllar..

Daha sonraki yarım saatlik bölüm, telefonlara gelen aramaların ve mesajların cevaplanması, aileler ile konuşulması, karşılıklı iyi dileklerin dilenmesiyle geçti, tam ben de bizimkileri aramak için telefonu elime almıştım ki, babamın çağrısının telefonu titreştirdiğini gördüm, kalp kalbe karşı derler, aslan babam benim (:

“naber oğlum?” dedi neşeli , gevrek bir ses tonuyla,

“iyiyim baba, hadi mutlu yıllar (: siz napıyonuz, evde misiniz?”

“hee evdeyiz, hıyar ağası, sen gezicen de biz oturucaz (:”

“aa siz nereye gittiniz? (:”
“aldım öyle, anneni, anneanneni, kardeşini xxxxx e götürdüm, balık yedik, canlı müzik yaptılar dinledik, dönücez yarım saate, sen arkadaşlarınla mısın?”

“oo hadi iyisiniz ha :p gençler sizi, iyi ben de baba ya, dediğim yere gitti işte..aynen, hep beraber..hı hı..beş çift işte..on kişiyiz (:…yoo biz de çok geçe kalmayız işte program bitince kalkıcaz zaten…tamam hadi, öpüyorum hepinizi, versene annemleri de”

Hepsiyle konuştum yeni yıllarını kutladım, ebruya,

“kız vereyim mi telefonu sen de konuş :p” dedim yarı şaka yarı ciddi, ne yapacağını şaşırdı gülüm kıyamam (:, şimdi, kesin bir dille “hayır” da diyemiyor tabi, ama telefona da çıkacak cesareti yok yani (: 

Zaten ben de şaka ağırlıklı söylemiştim, kabul etmesini beklemiyordum açıkçası, redde etmedi, öyle muallakta, gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi kalınca kıyamadım üstelemeye.

Gelen mesajları cevapladım, bursadan birkaç sağlam arkadaşımla kısa konuşmalarla kutladık yeni yıllarımızı, yine o klasik “noel baba götüne koysun” finalli yılbaşı mesajlarından aldım birkaç tane x) aynen cevapladım..

Kayıtlı olmayan iki numaradan daha yılbaşı tebriki aldım, biri duygu ymuş, hem yeni yılımı kutluyor, hem numaramı ilkaydan aldığını söylüyor hem de geçen günkü tatsızlık için ebru ve benden özür diliyor.

Cevaplamadan sildim mesajı..ilkay senin de amına koyayım ayrıca..

Diğer kayıtsız numaranın kim olduğunu bilmiyorum..numarası, bir zamanlar tanıdık olan, (malum numaralar) şimdilerde silmiş olduğum bir numara da değil…tamamen yabancı,

“mutlu yıllar. iyi kutlamalar…”

Yazmış sadece..

Korktum lan..sen kimsin? Nesin?..keyfim kaçar gibi oldu bir an ama buna izin vermedim..iki mesajın da bahsini ebruya açma gereği duymadım böyle güzel bir gecede, ama ikinci mesajı da silmedim..bir ara kim olduğunu öğrenelim bakalım..kimsin, nesin..niyet? amaç? 
Sebep?... 

iki küsüre kadar müzik sürdü..üç gibi de biz mekandan ayrıldık..

http://fizy.com/#s/1agqqn 

Sokaklar da boşalmıştı esasen…

Artık şehir ikiye ayrılmıştı…bir; sabahı kulüplerde edecekler..iki, çoktan evine gitmiş, hatta yatağına girmişler..

Biz ve yine bizim gibi, bu iki kitlenin arasında kalmış olan seyrek grup, yine de çeşnilendiriyordu sokağı..

“ebru?”

“efendim?”

“sizinkiler ne diye biliyorlar bu geceyi? Eve dönmeyeceğine göre?”

“ee..güzel soru (: …grupça eğleniyoruz, gece de kızlarda kalacağım

“hee…peki…ama bu, yani bu şekilde gidiyor olması…doğru mu?..ya da başka türlü bir opsiyon var mı ki?”

“valla başka türlü bir opsiyon yon gibi..tsigalkoda kalıyorum diyemeyeceğime göre? (:”

“anladım..tabi…ama, hani…ne bileyim..ben böyle olunca da kendimi kötü, ayıp bir şey yapıyormuş gibi hissediyorum..”

“istemiyorsan kızlarda kalayım o zaman canım? :p”

“yeaa ne alakası var (: “

“bebeğim; erkek arkadaşımın olduğunu annem de babam da biliyor..annem zaten pek çok şey biliyor senin hakkında..babayla pek 
konuşamıyoruz tabi (: ama biliyorlar yani..bu geceki eğlencede seninde olacağını biliyorlardı, zaman zaman, geç döndüğüm günlerde seninle vakit geçirdiğimi biliyorlar….aslında her şeyi biliyorlar, tahmin ediyorlar en azından yani…ama direkt söyleyemezsin…”

“doğru…sonuçta onlar da zamanında genç oldu :p”

“(: “

“e bir de sana güveniyorlar?”

“aynen..gerçi ben o güveni onlar farkında olmadan epey sarstım ama..”

“neden? Niye?”

“nedeni mi var canım?... allah Allah..oyuncak ayıya sarılıp uyumuyorsun herhalde sende kaldığım geceler..”

“eheh (: ..ya..bir şey yapmıyoruz ki ama..”

“e işte onlar da “bir şey”…sana göre değil, bana göre değil belki ama onlara göre “bir şey”…senin de kız kardeşin var mesela, iki seneye üniversiteye gidecek…”

“aman o mevzulara girmeyelim ebrucum..”

“eee…bak? Ne oldu? Bana olurken “bir şey” yok..tabi ben el kızıyım..”

“aşk olsun ya..bakalım benim kardeşimin karşısına benim seni sevdiğim kadar seven biri çıkacak mı bir kere?”

“ya da…” dedi…

Sustu..

Ama ben içimden getirdim devamını “..ya da senin kadar üzen….”

http://fizy.com/#s/1ajbtn 

Anında pişman oldu..süt dökmüş kedi derler ya hani..ağzından kaçırmıştı….elbette, unutmasını beklemiyorum..öyle bir şeyi insan yüz yıllarca yaşasa, yine unutamaz..

Fakat böyle esprili bir diyalogun içinde bile birden bire ayyuka çıkması, yani hiçbir kavga, baskı ve anlaşmazlık yokken bile bu şekilde bilinçaltından dile fırlaması bu eski meselelerin…

Üzücü…

Herhalde, arada sırada tekrarlayan mevsimsel hastalıklar, alerjiler misali, sürekli tekrarlayacak bir sendroma sahip olacaktı ilişkimiz…bir kısır döngüye:

“ebrunun bana güvenmemesi..benim, ebrunun bana güvendiğine güvenememem” 

Acı..içilen güzel bir kahvenin sonunda ağza gelen telve gibi..lapa..kekremsi bir his…

Ben, bir şey demedim..üstüne gitmem asla çünkü o zaten fazlasıyla utandı ve üzüldü…bir anda ortaya çıkıp, sadece birkaç saniye bütün atmosferi değiştiren ve kontrolü ele alan o negatif akım ikimizi de kuşatmışken, söylenecek herhangi bir söz anlamsızdı..

Sessizce yürüdük biraz..kısa süre sonra, ebru cılız bir sesle,

“düşündüğün şeyi..kastetmek istemedim..” diyebildi beceriksizce..

“ne düşündüm ki?”

“işte…özür dil…”

“kız!..o kelimeyi yasaklıyorum artık” dedim gülerek..

O da güldü biraz..beni kötümser görmeyince, toparladı kendini..

“neyse…yılbaşı gecesi çamı deviriyordum az daha (:” dedi,

Elimi beline sardım, kendime yaklaştırdım..başımı yüzüne doğru çevirdim..gözlerinin içine, derinine baktım..o loş sokak lambalarının altında ne kadar derine inilebilirse indim..

“bir gün elbet..” dedim…”elbet bütün kuşkularından kurtaracağım seni…zamanla..yavaş yavaş..zorlamadan..”

itiraz eder gibi oldu,

“ben kuşku filan duymuyorum ki tsigalko ne kuşkusu bu saatten sonra..”

Parmaklarımı dudaklarına götürüp susturdum..

“tamam..konuşmayalım…sana kızmadım, kızamam..kırılmadım..kırılamam….anladın mı?..sıkıntıya sokma kendini…bu gece, geride kalan hayatımızın en güzel gecelerinden biri..ucundan bile olsa tadının kaçmasına izin vermeyelim..kesinlikle…”

“tamam” dedi..masum bir edayla..

http://fizy.com/#s/1ahk2x 

Kısa yürüyüşümüzün ardından arabalara varmıştık..

Bizim eve sürdük ikisini de..gene kalabalık, gene ateşli bir gece olması muhtemel..her odanın kapısının altından, eşiğinden dumanlar tütebilir..demek isterdim ama çok yorulmuşuz be abi..valla şimdi içeri adımımı atınca fark ettim de, harbi bokumuz çıkmış, uyku tavan yapmış…

Ama benim yapmam gereken son bir görev daha var bu gece..

“bir şeyler hazırlayayım ben” dedim ebruya,

“gerek yok ya, yatarız zaten birazdan?”

“olsun, çok mu uykun geldi senin? Pijamaların hazır bak gitmeden ayarladım onları da

“plancı :p”

“tabi kızım ne sandın ..alkol istemezsin demi, meyve suyu koyucam?”

“yok yok…alkol filan..yeter, şaraplar hala geziniyor içimde x)”

Mutfağa gidip ufak tefek atıştırmalıklar ayarladım..hala çıkarmadığım takım elbise pantolonunun cebini yokladım son kez…parmaklarım kutunun peluş yüzeyini hissetti..içime enerji doldu yeniden..kanıma endorfin, adrenalin pompalandı…

Derin bir nefes alıp odaya döndüm..

Ebru elbisesini çıkarmakla meşguldü..sırtını, boynunu çözmesine yardım ettim..o boyundan tatlı öpücükler aldım..enseden..saçlarının arasından..ellerim de, çıplak kalan göbeğini, belini sarmalamış, kasıklarım, üzerinde siyah iç çamaşırından başka bir şey kalmamış olan kalçasına yaslanmıştı ki, birden durmam gerektiğini hissettim..

Hay sıçayım…bu şekilde olmamalıydı..romantik bir ortam ararken, birden ön sevişmenin içinde bulmuştum kendimi…hadi şimdi ver verebilirsen yüzüğü kıza yasladıktan sonra..

Ellerimi çekip geriye çekildim bir adım..gözlerim düzgün bacaklarına takıldı..tahrik edici desenlerle süslü, kalınca naylon çorabı da pek yardımcı olmadı açıkçası o sahneden kaçıp gidebilmeme..

Ebru , öyle birden geri çekilmemi yadırgamıştı ki, ben de zaten daha fazla dayanamadım…yeniden yapıştık birbirimize..üzerimdeki gömlek, kravat, pantolon nasıl 10 saniye içinde çıktı, biz yatağa nasıl 2 saniyede ışınladık, hiç birini bilmiyorum..onca yorgunluğa rağmen, saat gecenin üç küsüründe, kendimizi nefes nefese, güreşirken bulduk..herhalde ilk defa bir sevişme için olmasaydı daha iyi olurdu diyebiliyorum…planlarım vardı la benim…

O planlar, şimdi laminant zeminin üzerinde pantolonun cebinin içinde yatmaktaydılar..ebru aklımı başımdan tamamen almadan evvel, son bir hamleyle uzanıp, kutuyu çat diye sevişmenin ortasına atıversem mi acaba, pek de komik olur len? Diye düşündüm ama bacaklarının arasından kurtulmak imkansızdı..öyle işime geldi ki bu…ben de en ufak bir çaba dahi harcamadım..

bu gecelik benden bu kadar panpalar, en kısa zamanda yeniden görüşebilmek dileğiyle (:

herkese selamlar,

@sikertmeden geçtim, dedektif misin olm? (: daha gireli 10 dakika oldu olmadı.

panpalar, bu gece için söz vermeyeyim yorgun olabilirim ama yılbaşına kadar 2-3 gece güzel, boş zamanım olacak nihayet. hikayeyi epey ilerletiriz diye umuyorum.
özel mesajları da yine o gecelerde cevaplayayım. görüşmek üzere, hepinize sevgiler.

herkese iyi öğlenler,
bu gece fenerin basket maçından sonra görüşelim

iyi geceler panpalar, 15-20 dakikaya geliyorum, pek kalamayacağım ama 5-6 part atarız diye umuyorum

yazmaya başlıyorum panpalar, benden size gelsin

http://fizy.com/#s/1ahncu

..ertesi sabah..

sarmaş dolaş olduğumuz yatakta öğlenden sonra ancak ayılabildik.. bugün yeni bir gün.. onunda ötesinde yeni bir yıl.. koskoca, yepyeni bir yıl daha.. ebrum ile yan yana, omuz omuza, kucak kucağa geçmesini umduğum bir yıl daha.. öyle çok zaman kaybettik ki..öyle fazla kaybolan yılımız var ki, bunları olsa olsa telafi yılı sayabiliriz kendimize..biz daha, başlamadık bile.. filmin yazıları yazıyor henüz..

birlikte duş alalım dedim, utandı..o kadar fanteziye gelemezmiş.. şimdilik (:

ben duşumu alıp üzerimde bornozla koridora çıkınca, asıl niyetinin ne olduğunu anladım, hemen hemen kurulmuş görünen, halil ibrahim sofrasından hallice kahvaltı masasını görünce..

"oha..ne güzel hazırlamışsın kız.. zeytini nerden buldun?"

"alttaki dolaptan? plastik küçük bidonun içinde var full dolu? bozuk mu yoksa onlar?"

"he?..yoo.. valla onun orada olduğunu bile unutmuşum x)"

"hep abur cubur, kornfileks, büsküvüt yersen unutursun tabi.. nasıl kahvaltı yapıyorsun allah bilir (:"

"yok kız, peynir filan yiyorum..hep abur cubur değil x) pekmez bile var..vay anasını, neler varmış bizim dolaplarda haberimiz olmamış (:"

harbiden de, benim varlığını bile unuttuğum ne varsa kahvaltılık, çıkarmış dizmiş masaya, çay demleniyor bir yandan.. gidip yanağından öptüm..
"çaya ben bakarım.." dedim..

"tamam, fazla havluların odandaki dolapta demi?"

"havlu mu? sen boş ver havluyu, benim dolabımda başka bir şey var bakalım onu bir gör "

"ne?"

"git bak işte allah allahhh (:"

bir kaç dakika sonra üzerinde, yılbaşı hediyesi olarak aldığım koyu kırmızı bornozla geldi,

"rezilsin ya (: bu ne biçim renk böyle x)"

"ne var kızım, yılbaşı işte.. hepy krismıs.. kırmızı, beğenemedin mi?"

"çok beğendim teşekkür ederim (x .."

"hani benim hediyem? kırmızı bokserim? he? x)"

"aman ne yapıcan kırmızı bokser i? başka bir şey aldım ben bak arabada o da, birazdan kavuşursun?"

"ne aldın gı? (x"

"sürpriz, işte sabret biraz (:"

"benim bildiğim, hediye arabada olmaz, evde olur, noel baba çam ağacının altına, çorabın için filan bırakır..ee..ya da dolabın içine koyar :p"

"hıı..e biz odada yuvarlanırken girmeye çekinmiştir belki de? (:"

"hahaha..sus sus (:..hadi çabuk gir çık, daha bugün uzun, zaten öğlen ettik"

"sen başla yemeye."

"yok beklerim.."

"tolgalara baktın mı? onları da uyandırsak mı? ayıp mı olur?"

"boş ver ya şimdi girmeyelim odalarına, hangi pozisyondalar bilemeyiz x)"

"x) peki.. geliyorum ben hemen.. başla sen ya?? (:"

"başlamam (:"

kahvaltıdan sonra dışarıya çıktık, soğuk havada fazla direnemeyince kafelerden birine attık kendimizi..o sırada cep telefonuma bir mesaj geldi, begüm yazmış,

"geç de olsa mutlu yıllar (: beni onunla tanıştırdığın için de ayrıca teşekkür ederim, çok mutluyum çok tsigalko, senin mutluluğun da hiç bozulmasın inşallah :*"

gülümsedim kendi kendime,

"begümle ilkay çıkmaya başlamışlar dün gece anlaşılan (:" dedim ebruya,

"hadi ya (: vay bee.. çift girdiler ha yeni yıla.. begüm mü mesaj attı?"

"aynen, dün gece ikisinden biri ya da ikisi birden dökülmüş demek ki (:"

"ay iyi ya hadi hayırlısı olsun.. sana da dua ederler artık "

"demi? ihtiyacım var dua ya epey..(:"

"niyemiş?"

"ee malum işte.. zamanında çok beddua ettiler..:/"

"hmm..o zaman senin dayağa da ihtiyacın var, onu da ben atabilirim istersen?"

"olur, bana uyar x)"

"saçmalama, beddua filan etmedi kimse..ben etmedim en azından.. diğerlerinin ki de tutmaz zaten.. köpeğin şeysi şey olsa.. gökten şey yağarmış.."

"(: harbi etmedin mi beddua? allah belanı versin filan demedin mi?..sanki ben ettin diye hatırlıyorum yüzüme karşı bile :p"

"öff.. kapatalım şu konuları olmaz mı?"

"tamam be hemen arızaya bağlama..sen böyle yapınca ben alttan almak zorunda kalıyorum, sonra kılıbığa çıkacak adımız (:"

"alma alttan? kavga edelim?"

"etmeyelim.. üzülürsen, üzülürüm.."

yüzümü avuçlarının arasına aldı, "etmeyelim o zaman..bak burda ne var.. senin için.."

deminden beri elinde dolaştırdığı poşedi bana verdi,

"ne bu?"

"aç bak?"

açtım, baktım, 

fenerbahçe forması çıktı içinden.. basketbol forması..

şoke olmuş şekilde elimde evirip çevirdim..12 numaralı "mrsic" formasıydı elimde tuttuğum..

"bunu.. nerden ald.. buldun?.."

"bulurum ben (:"

dilim tutulmuştu.. gözlerim nemlendi.. ulan..bu kız.. beni çok seviyor... ben..ben bu kız için ölürüm... 

masanın karşısından uzanıp sarıldım.. yanaklarından, alnından öptüm..

"çok sağ o ebru.. çok teşekkür ederim.. harika bir hediye bu... " dedim güçlükle yutkunarak..

damardan girmiş, tam kalbimin ortasından vurmuştu beni.. basketbol..fenerbahçe.. ebru..

o an içimden, "ulan tam şimdi sıra sende işte, çıkar yüzüğü vur masaya!" diye geçiriyordum ki, yüzüğü evde, pantolonun cebinde bıraktığımı fark ettim..

hay kafama sıçayım.. daha da gelmez böyle ortam.. böyle bir an... artık anca sevgililer gününe..pff... yüzük işi yalan oldu şimdilik anlayacağınız..
ha, "ne var bir akşam çıkar ver işte olm? ne büyütüyorsun aq?" diyor olabilirsiniz, ama büyütürüm ben abi.. ebru bu..büyütürüm ben.. özel bir an olması lazım.. özel bir gece olması lazım.. öyle sıradan bir gün de heba edemem.. büyülü bir an olması lazım.. anlatabiliyor muyum bilemiyorum... bu duyguları yaşamış olanlar anlayabilir belki beni... 

"dün gece, duygudan mesaj geldi" dedim.. sıkkın bir şekilde..

"duygu mu?..kafede tartıştığımız kız mı?"

"he..evet.. özür diliyor senden benden.. yeni yılımızı kutlamış bir de.."

"dün gece mi geldi bu mesaj?"

"evet.. yemekteyken.."

"ve şimdi söylüyorsun?"

"ya..o an için söylemeye değer bulmadım..hem tadımız bozulmasın istedim.."

"göster bakayım bi mesajı.. numaranı nerden bulmuş o senin? sen vermedin ya?"

"manyak mısın ben niye vereyim.. ilkay vermiş, hıyar ağası.. sildim kızım mesajı, cevap bile atmadım.. onunla mı uğraşıcam?.."

"sildin mi?..cevap da atmadın?"

"evet? bulaşmasın hayatıma.. uzak olsun.."

"iyi ama sen şimdi bu şekilde yaparak olayı daha da uzattın bence.. inadına dahil ettin hayatına farkında değilsin.."

"neden? umursamadım bile işte?"

"sen öyle sanıyorsun..ama o, senin onunla tripleştiğini filan sanıyor şu an..halbuki sen de, "sağ ol,sana da" gibi soğuk bir cevap atsaydın hem özrünü kabul etmiş hem de işi kısa kesmiş olurdun.. daha fazla ilerletemezdi..ama şimdi böyle olunca... gör bak... seni yüz yüze gördüğü ilk an gelip kendi çapında ajitasyon yapacak sana, hesap filan soracak... ah tsigalko ah... niye bana söylemiyorsun bunları zamanında?"

"yaaaa saçmalama ebru yaa.. kızı resmen sik 
* * lemedim... bu saatten sonra hangi yüzle ne diyebilir? ben erkek halimde o derece özgüveni bulamam kendimde, öyle bir yüzsüzlük yapacağını sanmıyorum.."

"görürsün bak.. demedi deme... sizinkileri dinlemeye ilk gittiğin gün masana tüneyecek.."

"gitmeyiveririm ben de.."

"allah allahh.. niye gitmeyeceksin? niye gitmeyeceğiz? o paçoz yüzünden adım da mı atamayalım?... ama ben bu sefer yapacağımı biliyorum..yo yo..kötü bir şey değil.. gelirse, açık açık konuşacağım.. sakince..daha fazla uzatamayacak.."

"neyse ne işte ebru... sonra başkasından duyma, yanlış anlama diye söyledim işte.. senden bir şey gizlemiyorum gördüğün gibi (acaba?).."

"gizlemiyorsun da, hep jetonların sonradan düşüyor senin de..paraşütlü müdür nedir.. zamanında söyleyeceksin olm zamanında.. sonradan vicdan yapınca dökülmeyeceksin.. allah bilir fener formasının oluşturduğu duygusallık gaza getirmiştir seni.. yoksa belki şimdi de söylemeyecektin.."

"ebru.. aşk olsun ama ya..söylesem kabahat, söylemesem kabahat..bak ne diyorum, o gece söylemedim çünkü ufak da olsa, moral bozmaya değmez diye düşündüm.. sinek de küçük ama mide bulandırıyor malum... ben gene seni, bizi düşünüyorum, ince düşünümeye çalışıyorum.. senin yaptığına bak.. valla aşk olsun.."

"tamam tamam duygu sömürüsü yapma bana (: ince düşüncelim (:"

"duygu derken? x)"

"x) hahaha..oof of..dayaklık (:"

"lütfen..ben şiddete karşı bir insanım yapmayalım böyle (:"

"hee tabi.. şiddete karşı olan adam, o yüzden dövdün ozanla serhatı zaten demi? bir hafta okula gelemedi çocuklar x)"

"ne dövücem bee..iki itiştik işte.. onlar bebeyse ben ne yapayım..(:"

"iyi.. inşallah beni de iteklemezsin ilerde..:p"

"şimdi itekliycem biraz daha böyle konuşursan haberin olsun :p"

gülüştük..

ebru ile öyle ya da böyle, hemen her şeyi konuşabiliyordum..ve hemen her meseleyi de çözüme kavuşturuyorduk... tatlıya bağlayabiliyorduk..
yalnız bazı şeyler vardı ki, onları nedense, içten gelen esrarengiz bir dürtüyle, kendime saklamayı, çözümünü kendime ayırmayı tercih ediyordum..
o sahipsiz, isimsiz, hafiften tehditkar mesaj gibi mesela..
kimdi o?..
önce ben bulacağım... sonra da bulduğum cevaba göre, ebruyu ya dahil edeceğim, ya da uzak tutacağım..

aklınıza yanlış bir şeyler gelmesin..

hepsi bizim, ikimizin iyiliği için... bilhassa ebrunun iyiliği için..

ha bir de,
şu siktiğimin üniversitesinden mezun olur olmaz ilk işim hattımı değiştirmek olacak.. koduğumun hattı, lanetli midir nedir.. iyice orospu oldu zaten.. rehberi full..ne işi var bu adamların hala benim listemde?... 

değiştiricem... kesin..

http://fizy.com/#s/17nd5m 

..dönemin sonu ve finaller yaklaşırken..yani, yaklaşırken dediğim, iki gün filan kaldı aq..bildiğin kapıya dayandılar işte..
neyse, necatinin dönem ortasında evden ayrılacağı kesinleşti.

2+1 bulmuş bir tane, hemen hemen anlaşmışlar gibi adamla, hıyar tek başına kalacağını söylemiş ama nilayla kalacaklarını söylese de adam evi vermemezlik etmezdi bence, bizim çocuk utandığı için söyleyememiş, yoksa kimin elinin kimin götünde olduğu belli olmayan bir şehir burası..seviyorum yani..ellerin götlerde olması iyidir..memelerde olması daha da iyidir..ne yani, götte, memede olması da, duvar spreyinde, pankartta, molotof kokteylinde, taş da sopada mı olsun? anarşik mi olalım anasını satayım? savaşalım mı?

hayır!..savaşmayalım..sevişelim..kötünün, kötülüğün kol gezi şu üç günlük dünyada, kendimizi geçici, kaotik heveslere kaptırmayalım..dalgamıza bakalım..savaştan, dövüşten kimseye fayda yok..oysa sevmek güzel..sevilmek güzel..sevişmek güzel... 

zaten insan dediğin, teknik olarak "kötü" bir varlık yani..hani, "iyi insan" dedikleri şey, aslında yok..sadece "kötü insanlar" ve "daha az kötü olan insanlar" var..madem öyle ya da böyle, en iyi ihtimalle "daha az kötü" olabiliyoruz, o zaman sevelim biz de..inadına sevişelim..bari bunu düzgün becerelim..hakkını verelim..

necati evden çıkınca, evin oturum düzeni değişecekti ki bu esasında alper ve nurişin de bir sonraki yıla hazırlık planının bir parçasıydı aslında..ee tolgayla ben de gidince, bu ikisi kalacaklar sadece..

o yüzden, şimdiden, yani devre arası, bunları yukarıya, 1+1 lik kısma taşıyacağız..biz alt katta tolga,ben ve berkay üçümüz kalıcaz..

berkay berkay diyorum..az biraz bahsettim sizlere de..ama çocuğu, burada size bahsettiğimden daha fazla tanıyorum..ev arkadaşı olabilitesi olan bir çocuktu, zaten haftada bir iki kere geliyordu tolgaya, bilhassa bu dönem..iyi çocuk ya..zaten ne kadar kötü bile olsa da, sonuçta bir arada kalıp kalacağımız zaman da yarım dönem anasını satayım..

o değil de..okul bitiyor lan... haydaaa... dinine yandığımın okulu bitiyor??..lan... ne ara?..ne ara 3.5 sene oldu be?..ha?..ne ara olm söylesenize?..

resmen üniversite hayatım bitiyor... kaldı şurada 6 ay..

finallere ebruyla el ele, dirsek dirseğe hazırlandık..

sınav haftalarının stresi ve mezun olabilme kaygısıyla kendimi derslere kaptırdığımdan (ki bu mucizevi bir olay benim için) diğer bütün mevzular aklımdan çıktı..mesajdı, yüzüktü, sınıf için dengelerdi, evden ayrılacaklardı, eve geleceklerdi, arkadaşlardı, dostlardı filan yalan oldu yani..
sadece ebru, ben,defterler ve kalemler kaldı..
biz, günlerimizi 2 saat çalışıp bir saat dinlenerek 
* geçiredururken, sınavlar da geldi geçti... dönem bitti... 

bir sonraki dönem öncesi, üç haftalık tatil için evlerimize dağılmadan önce, ev işlerini düzenlemek adına 3-4 gün gelmekte karar kılıp sözleştik..

vay be... muhteşem beşli dağılıyordu öyle mi?..

dağılmıyordu da..eksiliyordu diyelim işte..ulan neco... ulan nilay... 
önce biraz kızdım içimden ama... sonra hak verdim biraz da..

hem necati, hem nilay..çok acı çektiler..

necati, yıllar yılı platonik aşkı ve onun psikolojik imkansızlıkları içinde kıvrandı durdu..
nilay desen..full of melancholy..melancholy woman anasını satayım..

ve nihayet, sonunda..birbirlerini buldular... mutlular..
onlara kızamıyorum..kızmamalıyım..
aşk işte..böyle bir şey..

sana yapmam dediğin şeyleri yaptırır... yaparım, yapıyorum dediğin şeyleri unutturur..

ebru ile, otogar vedalaşmamızda sessiz gözyaşlarımız sel oldu..
3 hafta... "alt tarafı üç hafta işte"... deyip geçmemek lazım..

onu görmeden geçecek 20 küsür gün..
kokusunu duyamadan..yüzüne, ellerine dokunamadan..

uzun zaman... üç hafta dediğin, ben ve ebru için çok uzun zaman... 

ne oldu..ne yaptık biz birbirimize de, böyle bağımlısı, müptelası olduk tenlerimizin bilemiyorum ama..bildiğim bir şey var..emin olduğum bir şey..

masalları kıskandıracak bir aşk yaşıyoruz..
yoksa biz de masaldan fazlası değil miyiz?..gerçek olamayacak kadar naif miyiz?..
bu yüzden mi hep "daha kötü olan" insanlara karşı sürekli savaşmak zorunda kalışımız..
sonunda,
"sonsuza dek mutlu" yaşayabilmek için mi?..

bu masal hiç bitmemeli..bütün gece uyanık kalabilirim; yatağının baş ucunda, elinde masal kitabıyla oturan babasını hevesle dinleyen küçük bir çocuk gibi..
ve bütün bir ömür uyuyabilirim..hatırladığım son şeyin o masalın sonu olabilmesi için...

bu gecelik benden bu kadar panpalar,

dönemi bitirmiş olduk..

bu senenin asıl olayları da, tahmin ettiğiniz gibi 2. dönemde patlak veriyor.. daha uzun, daha hareketli bir yarıyıl olması muhtemel..

ona da yarın gece giriş yaparız.. sonra ister istemez bir kaç gece ara vermemiz gerekebilir tekrardan..

hepinize iyi geceler.. yüzdük yüzdük, kuyruğundayız (:

olm ara dediğim, hani yılbaşı filan var ya? 10 dan geriye filan sayıcaz ya? sabaha kadar içip, öğlene kadar ayılamayacağız ya? işte onlardan bahsediyorum..

evde oturmak yok o gece.. hadi evde oturduk diyelim.. olabilir, ailemizleyizdir, dostlarımızlayızdır.. oturuladabilir, ama en azından internete, sözlüğe girmek yok..

o gece eğleniyoruz.. birbirimizden uzakta, farklı şehirlerde de olsak, "hep beraber" eğleneceğiz.. bilmem anlatabildim mi? bizimle eğlenmeyen top olsun (:

"öküz" gibi bakıyor olurum ben de belki kim bilir?

selamlar herkese, bir 10-15 dakikaya başlayalım panpalar, kimler burada?

http://fizy.com/#s/12vmpn buyrun benden size

bu arada erasmus durumlarını soruyordunuz panpalar, onları 3 ün 1 inde anlatmam gerekiyordu ama bazı yerleri atlayacağım demiştim, atladım oraları mecburen (atlamama rağmen 7-8 ay sürdü o yılı yazmak biliyorsunuz), zira bana faydası olmayan kilisenin papazını şey edeyim misali, bana bir faydaları olmadı.. sevişemedik ya la :p

... şubat tatili.. devre arası..

evimde geçen 2.5 hafta..
artık ev ortamından daha fazla bahsetmem gerek yok sanırım.. zaten salonumuza kadar girdiniz (:
bizimkiler, gene aynı.. iyiler..çok şükür..

hayat devam ediyor..ben ise her gelişimde onları sağ, salim ve sıhhatli bulmaktan ötürü minnetarım.. allaha çok şükür ki, bana öyle ailevi bir dert, sağlık sorunu, geçimsiz ana-baba gibi dertler vermemiş..o konuda ne kadar şükretsem az, 

ama işte bir yerden veriyor, bir yerden alıyor malum.. olsun..anam babam kardeşim ninem sağ, sağlıklı olacaksa hep böyle, olan bana olsun.. hiç mühim değil..

ailenin diğer fertlerinin erkenden devrilip, salonda baş başa kaldığımız bir gece babam, klasik tabirle "kız" mevzusunu açtı.. ebruyu sordu.. bizi sordu..

"ee tsigalko..ne zamandır çıkıyorsunuz siz.. flört mü deniyor :p" diye gevrek gevrek gülümseyerek yarı ti ye alan şekilde ağzımı yokladı..

"valla işte..3 seneye yakın oldu be baba (:"

"hı..var mı.. gelecek planlarınız?.."

"yani.. ciddi düşünüyoruz işte biliyorsun.. bundan sonra olacaksa ebru olur benim için.."

"e tabi.. onca zaman geçirmişsiniz beraber.. çok şey paylaşmışsınızdır.. birbirinizi tanıyorsunuzdur ama yine de iyi düşündün mü oğlum?"

biraz şaşırdım bu "acaba?" lı yoruma..

"niye öyle dedin ki?" dedim,

"oğlum.. karışmak olsun diye söylemiyorum, sadece baba olarak bazı şeyleri hatırlatmak görevim.. sonuçta ilerde evlendiğiniz zaman bir ömür geçirecek olanlar sizlersiniz, biz annenle severek evlendik..bir buçuk sene peşinden koştum annenin (: ..o yüzden diyorum ki, bu tip ciddi kararları alırken iki kere de değil, üç kere, beş kere düşünmek lazım ki ilerde daha da fazla üzülmeyesiniz.."

"anladım..ne diyim baba.. işte biz de onca zamandır beraber biliyorsun.. benim ne düşündüğüm belli zaten, ebrunun da duygularına inanıyorum.. ondan da eminim.. senin onunla ilgili hoşuna gitmeyen bir detay filan mı oldu?"

"hayır be eşek sıpası.. hayır dedik ya (: ..güzel, boylu poslu hanım kız.. aferin sana..ama işte bu işler öyle ciddi düşünüyoruz biz demekle olmaz.. çocuk oyuncağı değil yani.. iyice konuşun, anlaşın, aranızda konuşulmadık konu, çözülmedik mevzu kalmasın.."

"aynen.. zaten hemen her şeyi birlikte tartışıp karar veriyoruz..o konulardan sıkıntı olmaz diye düşünüyorum inşallah..siz aileler de karşılıklı iyi elektrik alabilirseniz ne ala.. yoksa heybesini hazırlatır kaçırırım kızı zaten :p"

" ee o kadar ciddi diyorsun, iyi yüzük filan takmamışsınız ya hani?"

güldüm..
"arefesindeyiz diyelim.."

"nasıl arefesindesiniz?"

"yüzük aldım... sevgililer gününde vericem inşallah bakalım (:"

"nasıl yüzük? göster hele bakayım? kendi başına ne yüzük alması hıyar ağası seni (:"

"yeaa öyle çok pahalı bir şey değil.. söz şeysi gibi işte.. geç bile kaldık dediğin gibi..de öyle şekilci şeylere takılmadığımız için yani..ama artık zamanı gelmişti.. gösteririm sonra.. (:"

"bize ne zaman getireceksin tanışmaya?"

"onu da bu sene sonunda kısmetse (: .."

"iyi..iyi bakalım hadi.. üniversitedeki ilk sevgilin karın olacak demek ilerde (: .."

içimden milyon tane düşünce geçti..ahh baba ahh... bir bilseniz yediğim bokları.. yatacak yerim yok aslında..

"valla ya..sana çekmemişim demek ki :p"

"eee biz zamanında yaptık yapacağımızı ama bak sor annene, esprisini bile yapmış mıyım onu tanıdıktan sonra başka kadınların kızların?..her şeyi zamanında yaşayacaksın oğlum..ben de o yüzden diyorum sana zaten, "iyice emin misin? emin ol" diye.. sonradan maymun gözünü açmasın yani.."

"(: eminim eminim ben baba.. merak etme.. demek ki benim de tabiatım böyleymiş, alimden zalim misali :p"

"sıpa (:.."

gece babamla konuştuklarımızı düşündüm... o, benim gerçekte yediğim bokları bilmediği için aslında son derece haklı ve yerinde bir tavsiye vermişti..
oğlunun da en az kendisi kadar çapkın olduğunu umuyordu belki ama hayal kırıklığına uğramıştı belli ki o konuda biraz.. uğrama be baba.. asıl yaptıklarımı bilsen hayal kırıklığına uğrardın bence.. çünkü onlar, çapkınlıkla, hovardalıkla filan bağdaştırılamaz.. olsa olsa "yavşaklık" ile bağdaştırılabilir..

çok yavşaklık ettim çok... ama yine de allahın sevgili kuluymuşum ki bana böylesine güzel bir insanla ikinci bir şans verdi.. ebruyla..

bursadan dönüş..

erken geldim.. yani, eve erken geldim.. gerçi sevişirken de ilk partiyi erken geliyorum sanırım biraz.. üzerinde çalışıyoruz.. düzelticez düzelticez (: ..

necati taşınıyor..

yardımcı olduk..7-8 tane sap ve onların arkadan 
healleyen iki kızın sayesinde boss u kesmemiz pek zor olmadı * sağ olsun nilay ve ebru 4-5 saat boyunca amelelik yapan bizlere yemek yaptılar, kaşıkla ağzımıza beslediler, etrafı sildiler temizlediler..

o gün necoyu yolcu ettik.. hiç unutmam.. cuma günü.. okulların açılmasından önceki son cuma.. ayrıca alper-nuriş ikilisini yukarıya, tolgayla beni de aşağıya taşıdık..o kadar yorulduğumu hiç hatırlamıyorum.. onca antrenman, onca maç.. hiç biri "bir ev taşıma" değil yani..

cumartesi günü de berkayı yerleştirdik bizim kata.. allahtan çok fazla eşyası yoktu..bir yatak, bir masa, askılık, iki tekli koltuk, ıvır zıvır.. dolabı yokmuş..onu bir ara alacak..

pazar gecesi, ikinci dönemin başlamasından bir önceki gece, oldukça kalabalık bir grupla, hem yeni dönemi, hem yeni çiftleri hem de hayatımızdaki diğer yenilikleri kutlamak adına bizim kafeye gittik.. bilip bileceğiniz herkes vardı masalarda.. begümü, ilkayı, berkayı, cansusu, berili, alayı gelmişti..

son son o yorgunlukların üzerine iyi gelmişti bu toplu eğlence.. yarın sabah okul.. başka bir dönem... son dönem..son 4.5 ay..

ebrunun önünde bir kez daha saygıyla eğilmeme sebebiyet veren olay, yani duygunun masaya gelip bana duygu sömürüsü yapması gerçekleşti..
oha lan... nerden bildin kızım gelip beni sıkıştırmaya çalışacağını?..bu kadınlardan korkulur abicim (yeni mi anladın?)... inanılmaz bir mantıkları, diyagramları, diferansiyelleri var.. tamamen farklı frekanslarda ve çoook acayip dalga boylarında çalışıyor kafaları.. çok farklılar.. çok..

o böyle masaya süklüm püklüm ve kendi çapında kırgın gelip sitem edince, ben ne diyeceğimi bilemedim.. allahtan ebru benim yerime, gayet olgun, mantıklı ve net bir konuşma yaparak konuyu bitirmeyi başardı (diye umuyoruz)..

kız masadan kalktıktan sonra ebrunun bana attığı "ben dememiş miydim?" bakışı güldürdü.. tuttum elimi öptüm, alnıma koydum,

"abla.. büyüksün :p"

o geceyle ilgili tek hoşnutsuz olay ise cerenin de okul öncesi son gecesini bizim kafede değerlendirmeyi seçmiş olmasıydı sanırım tanımadığım iki arkadaşıyla gelmiş, çapraz masalardan birine oturdular ve bizim gruba selam dahi vermediler.. gerçi zaten bir tek ceren tanıyor bizimkileri(sınıf arkadaşların filan) o da görmemezlikten geldi.. beni hariç tutarak tabi.. karşılıklı atılan karanlık bakışlar yüzünden biraz gerildim.. inşallah ebru hissetmemiştir diye geçirdim içimden..
gerçi ceren ile aramızda yaşananlar hakkında bilgi sahibi biraz..ama biraz işte.. tamamını bilmesine gerek yok.. dahası, kızın varlığının beni hala bile olumsuz etkilediğini bilmemeli..

..sevgililer gününe bir hafta kaldı..

bu sefer kaçarı yok.. vereceğim yüzüğü.. başka hediyeler de düşündüm.. zamanlamaları, mekanları, şimdiden planladım..hay anasını satayım ya..lan..bir kez olsun doğaçlama, rahat takılamıyorum..

acaba bu seferlik, bir kez olsun tamamen plansız, tamamen içimden geldiği gibi mi yapsam? hem ebrunun da hoşuna gider belki o halim?..

ya plan dediğim de, öyle uçak kaçırıp ikiz kulelere saldırı filan düzenlemeyeceğiz yani de..işte, mesela hediyesi..onu şimdiden aldım.. yüzükten önce onu vereceğim..bu planlamak sayılır mı?

götüreceğim kafe ve restoranı da düşündüm..bu..bu plandan sayılır mı ki?..

saat kaçta çıkacağımızı, ne giyeceğimi, yüzüğü verirken neler diyeceğimi şimdiden belirledim..

tüm bunlar plan mıdır?..

sizce de, hayatı fazla kontrollü ve fazla kasarak mı yaşıyorum?..biraz cool takılmanın vakti geldi mi?..

... o vakit gelmişti evet... 

ilk seçtiğim hediyeyi götürüp geri verdim..

mekanları, replikleri aklımdan çıkardım..

o gün için ayırdığım kıyafetleri de bugün giydim..

oh be!... oh..

hah şöyle... biraz relaks?..biraz serbest takılalım?..sonuçta ebru beni olduğum gibi, her halimle, her şeye rağmen seven bir kız değil mi?..o zaman ne diye sürekli hem kendimi hem kızı kastırıp duruyorum?..

görün, onun da hoşuna gidecek bu doğallığım..

hayır..bu kez planlamadım.. planlamayacağım..olduğu gibi, olması gerektiği gibi yaşanıp bitecek o gün..ve ben, belki de ilk defa bu kadar samimi, bu kadar içimden geldiği gibi, bu kadar "ben" gibi davranacağım...

http://fizy.com/#s/1agtgr 

evin kombinasyonunun değişmesi, aslında her şeyin değişmesi demekti..

fazla değil, daha yeni yerleşimin üzerinden bir hafta geçtiğinde bunu anlamıştık..

mesela alper ve nuriş, sadece yatmak için yukarı çıkıyorlar, ee alt kata alışmışlar..paso salondalar, benim odamdalar (alperin eski odası)..yo yo..şikayetçi değilim lan..ne güzel işte..bol bol görüşüyoruz..geçen senekinden daha fazla bir aradayız..çünkü malum geçen sene biz tolgayla aşağıya pek sık inmiyorduk..hele o amk bir ara odasından bile çıkmadı 2-3 ay boyunca..

o ara ne yaptı hala merak ediyorum bak (: proje mroje dedi ama, bence kesin bir ibnelikler çevirdi içeride x)

evdeki inşaatçı sayısı ikiye çıkınca, eve gelen amele sayısında da iki üç misli artış oldu..biz, salonda dörderden sekiz kişi, deliler gibi eşli batak atıyoruz..kahvehane oldu amına koduğumun yeri..okey oynuyoruz..monopoli oynamaya kalktık, beceremedik anasını satayım..batağa devam... arada pis yedili... ama ne pis yedili... pis yedili, pis yedili olalı böyle bok püsür, böyle pislik görmemiştir arkadaş..

arka arkaya 12 tane yedili, 4 tane joker gelmesi nedir arkadaşım? ha? biri bana açıklasın?..tek elde "altmış beş bin küsür" sayı yemek nedir?

neyse ki arada berkay piçi (kusura bakma canım kardeşim ) karı kız da getiriyor da, hepten kamyoncular kıraathanesine dönmüyoruz çok şükür..

hatta bu karı kızlı toplanmaların bir tanesinde çok acayip olaylar oldu..onu ilerleyen günlerde yazacağım..marta ayında olması lazım o olayın..hatta evet..kedili medili espriler dönmüştü sürekli anasını satayım... tabi..biraz daha ileride o günler..karıştırmayalım..

öyle böyle derken, nihayetinde sevgililer günü de geldi çattı..

bu sefer öyle toplu takılmaca yok yılbaşında olduğu gibi..herkes sevgilisini koluna takıp baş başa, özel, güzel bir gün geçirecek işte bahaneyle..ha, yolda, mekanlarda karşılaşırsak amenna..ama onun dışında herkesin planı ayrı..benim planım ayrı değil ama... çünkü benim planım yok! niahhaha!

plansızım lan! ilk defa plansızım aq!..yok böyle bir rahatlık duygusu..yok böyle bir hafiflik..lunayla yapılan sigara böreği yemiş gibiyim sanki, uçuyorum..

o gün için, ebruyla öğlen iki için sözleşip buluştuk..

"gece kalamayacağım" demişti.."bugün sevgililer günü olduğunu biliyorlar, yani öyle "kızlarda kalıcam" filan yemezler (: inşallah planını sabaha kadar diye yapmamışsındır :p"

"ebru..inanır mısın, aslında hiç plan bile yapmadım la bu sefer.."

"tabi tabi..(:"

"yemin olsun bak..yok..plan mlan yok..nereye gidicez, ne yapıcaz, ne konuşucaz bilmiyorum inan..tamamen doğaçlama stand up yapıcam izninle :p"

"vay bee (: nihayet, bunlar görmek istediğimiz hareketler tsigalko bey (: .."

"hediye de almadım yalnız... yani, henüz almadım.."

"he?..amaann sıçtım hediyeye..hiç almasan da olur "

"sıçtın?"

"evet?..(:"

"ağzına acı biber sürerim?"

"sonra nasıl öpeceksin peki?"

"acısına katlanırız "

"off plansız olduğun ne kadar belli, hemen arabeske bağladın x) ..demek içinde aslında bir ferdi tayfur yatıyormuş da haberimiz yok..biz de metalci sevgilimiz var diye hava atıyoruz :p"

"metalci mi? ne alaka kızım? (:"

"saçlar, başlar, sakallar, favoriler :p"

"heaa yeaa bırak yeaa (: ..doğma büyüme popçuyum ben :p"

"hı hı..öyle demiyordun ama ilk tanışırken, "kulağıma hoş gelen her şeyi dinnlerimmm benn" elit şey seni x)"

"işte onlar hep başlarda kızları tavlamak için söylenilen yalanlar :p"

"evet, gün yüzüne çıkan bir gerçek daha..bakalım bugün daha hakkında bilinmeyen neler öğreneceğiz..adam ilk defa plansız ya..olacak iş değil x) ayağın takılıp filan düşme yürürken? x)"

"ay ay..sevgilisiyle maytap da geçermiş (:"

"maytap mı? başka bir şey denmiyor muydu ona?"

"ebruuu..bana dirty girl taklidi yapma (:"

"ney görl ney görl x)"

tutup yanaklarını sıktım, ağzını büzdürdüm susması için..yandık bugün, ne içtiyse ayılamamış daha belli, şopar edecek beni..çatlak... deli manyak (:..

"ocoyo yonoklorum!"

"duyamadım?? x)"

"yuaa sukma... "

"ağzında bir şey varmış gibi konuşma istersen x)"

kendini benden kurtardı, koluma bir tane patlattı,

"terbiyesiz şey.."

"ee sen kaşındın ama (:.."

"sakın altta kalma.."

"sevmiyorum altta kalmayı biliyorsun x)"

"bak halaa... "

":p"

biz böyle yarışı şakalaşa, yarı kavga ede, gerizekalı sevgililer olaraktan, sarmaş dolaş, bir tane hediyelik eşya dükkanının önünden geçmekteydik ki durdurdum bunu,

"dur!"

"noldu?"

"hediye alıcam sana!"

"ya gerek yok istemezz.."

"olmaazz! alıcam x)"

"off uğraştırıyorsun beni ya.."

"e tamam sen bekle burada, ben hemen beş dakikada seçip gelirim?"

"taam hadi çabuk git gel..üşüyorum.."

gidip bir tane müzik kutusu beğendim..fanuslu..
arkadan kurmalı..böyle içinde sarmaş dolaş oyuncaktan bir çift var..kurunca içinden hava üfürüyor filan, simler uçuşuyor..hem de müzik çalıyor, bunlar da dans eder gibi dönüyorlar..

çok hoş lan bence..ben kız olsam da bana böyle bir hediye alınsa sevinçten gözlerim yaşarır herhalde..

salak bir kız olurmuşum belli evet..

(:

hediyesini sardırıp çıktım dükkandan..

"dondum burda?"

"tamam hadi bir yerlere kaçalım (:"

"ne aldın bakiym?"

"sürpriz kızım..akşam beraberce veririz "

"hee..ne biliyorsun benim bir şey aldığımı?"

"olsun almadıysan da sadece ben veririm "

"ha yani bozulmazsın hediye almazsam?"

"benim için en büyük hediye sensin "

"arabesksinn! (:"

"hanii mutluluuuktuuu bu aşkın sonuuu..hani sevecektiiinn bir ömür boyuuu"

"sus sus şapşal x)..rezil..(:"

"yaşasın arabesk ulan! x)"

"sus geberticem seni (: ..gel hadi girelim şuraya.."

kafelerden birine attık kendimizi..

panpalar bu gecelik de benden bu kadar,

yarın gece gelemeyebilirim, gelemezsem şayet, tekrardan hepinizin yılbaşısını kutluyorum.. havai fişekler patlamasın, yaralamalar olmasın.. yani ne diyim, buradan da aileme selam gönderiyorum.. kurban keseceklermiş bana.. geçen gün de elimi köpek kaptı.. parçaladı yani.. kanlar aktı falan filan.. 
* 

iyi geceler (:

panpalar "atlıyor" filan da demeyin, mecbur atlıyorum.. yoksa her partta "yok şöyle mutluyduk, böyle sevişiyoruz sürekli, her şey böyle süper gidiyor" şeklinde yazmam gerekecek..

benim deliler gibi aşık ve hayatım boyunca olmadığım kadar mutlu, mesut olmam haricinde kayda değer bir şey olmayan yerleri geçiyorum, anasının şeysi gibi yerler var daha, en basitinden balo-mezuniyet gecelerini anlatmak 1 haftadan aşağı sürmez diye düşünüyorum..

special thanks to verhexer ;)

selamlar panpalar,

bu gece gelememe ihtimalim biraz daha arttı, taksiratımı affedin
en kısa zamanda görüşmek üzere, sevgiler

hepinize iyi yılbaşılar, yaralamalar olmasın, silahlar patlamasın (:

herkese iyi geceler panpalar, 

yeni yılınızı kutluyorum bir kez daha, yeni katılan-yetişen panpalarıma da selamlar

bu gece geç kaldım, yarın gece 23.00 gibi başlarız. pek az yolumuz kaldı doğrusu, parmaklarım geri geri gidiyor yazarken, anlatmam gerekenler bittikten kendimi efkardan, "yolla panpa" ve "risk budur" gibi entrylere vermeyi düşünüyorum (:

başlık altında herkes birbirini şey etsin ama lütfen.. yeni yılını kutlasın.. destursuz giriş yapmayalım

sınavları olan panpalarıma da başarılar, yarın gece görüşmek üzere



next--->

 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=