melihkagan

part77


Zor bir sabah oldu benim için..aslında iş bana kalsa, yine idare edebilirdim az çok ama tüm durumlar benim kontrolümde değildi ki? 

Mesela busenin, benim sınıfa girdiğimi görür görmez ağlamaklı olan yüz ifadesini ben nasıl kontrol edebilirdim ki?..

Yazık..ayıp be..böyle, korkuyormuş gibi hareketler, asılan, büzülen suratlar filan…ne oldu kızım ya?..ne oldu yani..ne yaptım ben sana? sevmekten başka ne yaptım?..

Sanki kan davalısıymışım gibi, sanki düşmanıymışım gibi; beni görünce korkmuş ve gerilmiş triplerine girmesi, beni epey bozdu beyler..

Bütün ders kafam önde, yine içten içe ağladım, lanet ettim kaderime..bir zamanlar kollarımın arasında huzur bulan kadın, şimdi benimle aynı hava sahasında bulunmaya bile dayanamaz olmuş..yazık..çok yazık..

Bir daha gitmeyeceğim derse filan..nasılsa devam zorunluluğum da yok..bu şekilde bir bok anlamıyorum, bari gitmem en azından da sinir olmam..

Sinirlerimi epey yıpratan ve moralimi bozan o sabah programının ardından öğle arası begümlerle takılıp az da olsa kendime geldim..neslihan, geçen günküne göre çok daha pozitif durumda, hatta diğer kızlarla beraber öyle bir sinerji verdiler ki bana, sanki bizim iş olmuş-resmiyete geçmiş filan gibi bir durum hissettim yani..

Neyse bakalım..tolganın da dediği gibi, takılacaksın be abi..güzel gidiyorsa bozmayacaksın..eğer Neslihan benim kurallarıma göre oynamayı kabul edecekse, sevgi pıtırcığı triplerine girmeyecekse, benden aşkı istemeyecekse, ona vereceklerim zaten yeterli gelecektir (:

Enteresan geçen son günlerin, aksiyon fitilini ateşleyecek olan olaysa, o öğle arasının sonlarına doğru sınıfa çıktığımda oldu..

Dalgın vaziyette, yere baka baka, ellerim cebimde, berduş gibi yürüye yürüye gidip arka sıralardan birine çökmüştüm..bir süre yine önüme, sıranın parlak yüzeyine baktım..belli belirsiz yansıyan siluetimle göz göze kaldığım saniyelerin ardından, kafamı kaldırıp şöyle bir etrafa bakınıyordum ki, 

Ayşenin, beni hedef almış o karanlık, kötücül bakışlarını gördüm yine..diyorum ya, arada böyle yakalıyordum bakarken pis pis..al işte..bir şerefsiz daha..demi?..ne yaptıysam ben ona..sanki gavur evladıymışım gibi, bir kaşık suda boğacakmış gibi bakıyorlar bana..

Ne var kızım ne var ulan?..ne yaptım ulan ben size? Babanızı mı kestim? Evinizi mi yıktım? Ne yaptım amına koduğumun karıları? Bana böyle fel fecir okuyan yüzlerle bakmanıza neden olacak ne yaptım ulan?

Sadece sevdim ulan?..sevdim be..istedim, seni istedim, onu istedim…mutlu olmak istedim..

Mutlu etmek istedim?
Size dünyanın, insanlığın en kutsal ve en bozulmamış duygusunu besledim..neden oyuyorsunuz gözlerimi şimdi? Neden sokuyorsunuz zehirli dişlerinizle koynumdan beni?..

Hatırlarsınız, zaten bir önceki seferde yine aşırı sinirlenmiş, ama kendimi bin bir telkin ile tutmuş, kendimi kaybetmemi son an da engellemiştim..

Bu sefer engelleyemedim..engellemedim..

“ne var lan?!” 

Oh..bu ses benim mi?..bu bağıran ben miyim?

Ayşen ışık hızıyla önüne dönmüştü, ama artık benim balatalarım sıyrılmıştı bir kere,

“ne var kızım?! Ha?..ne var, ne bakıyorsun pis pis?!” masaya yumruğu vurup ayağa fırladım, o an da sınıfta bulunan az sayıdaki kişinin şoke olmuş halde beni izlediğini hissettim, şaşkın gözlerinden fırlayan bakışlar sanki tenime işliyor gibiydi..

Nereye gidiyorum?..

Hızlı adımlarla ayşenin sırasına doğru yaklaşıyordum, kız, benim ikinci bağırışımdan sonra, muhtemelen bir şeyler gevelemek ya da 

“snamı bkyrm be slk :s” filan demek için bana doğru dönmüştü ama üzerine doğru gelmekte olan buldozeri görünce gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi donuk halde kaldı,

Yürüyorum, hala da bağırıyorum, sonunda vardım yanına, başına dikildim, bu, refleks olarak diğer yana kaçtı sırasında, artık nasıl bir sıfatla gittiysem önüne, bildiğin korktu lan? işedin mi yoksa altına, bakayım? Paçalardan akıyor galiba?..

“ne var?!” dedim bir kez daha, ağzını açıp cevap verecekti ki bu sefer de bunun masasına çaktım yumruğu, ne kadar kalem, silgi varsa hopladı, sağa sola saçıldı masanın üzerinden.. sanki yumruğu bu yemiş gibi titreşti yüzü ve gözleri..

“ne istiyorsun lan benden?! Ha?! ne kızım ne?..neye bakıyorsun?!..ne yaptım lan ben sana!”

Amına koyim..”biz evleniyoruz” un Caner inden beter oldum..her an dilimi dişlerimin arasına alıp tıslayabilirim..

Son birkaç günde, karı milletine ikinci dayılanışım bu, bir şey değil, millet “gücü kızlara yetiyor ibnenin” diye laf çıkaracak aq..

Ama onu düşünen kim?..hesap eden kim olm?..

Hep diyorum, diyeceğim.. umurumda değil?..kimin ne dediği, diyeceği..ne düşüneceği, ne yapacağı…hepinizi döverim lan gerekirse.. tüm konuşanların ağzının üstüne vuruveririm yumruğu sıra sıra, hani o lunaparklardaki, fırlayan kafalara çekiçle vurma oyunu gibi.. alayınızı döverim.. ibneler..orospular sizi..

http://fizy.com/#s/1agmij 

“ne diyorsun sen ya?” dedi kız sesi titreyerek..saniyede ağlama moduna geçiyor amk karıları..cıvıksınız ulan..”ben ne yaptım ki şimdi sana?”..

Biraz daha üzerine gittim, sırasıyla masasının arasına doğru girdim, bu da o sırada cama yapıştı, az daha yürüsem, ya da ayağımı yere vursam atlar mı acaba pencereden? X)

“bu bir değil, iki değil bak kızım..elimde kalırsın, duydun mu beni?..ne bakıyorsun lan sen bana doğru?! Bakmayacaksın, benim olduğum yöne bile çevirmeyeceksin kafanı!”

O ara yine adım seslenildi kulaklarımın yakınında, bir çift el, koluma, omzuma dokundu..hemen döndüm refleks olarak, bizim sınıftaki elemanlardan biri, hemen gelmiş olaya müdahale ediyor..bak bak bak…örnek insan aq..kavga ayırıyor..babacan çocuk ya…siktir lan..

“sen karışma aga” dedim kolumu parmaklarımdan kurtarıp,

“abi ayıp oluyor ama..sakinleş hele bir gel..napıyorsun?”

Tam yine “sana ne amına koyim bir siktir git” diye parlayacaktım ki, sınıfın içinde, üzerime kitlenmiş onlarca korkmuş-şaşkın-kınayan gözle karşı karşıya geldim..

Çıt çıkmıyordu çıt..

Arada lisede filan da böyle sınıfın develeri tepişince, herkes sus pus olur, aradan da bir iki dallamanın, tereddütlü “yapmayın beyler” sesi duyulurdu belli belirsiz..

Milletçe, kavga izlemeye pek meraklıyız biz, pek de severiz aslında..hemen yaptığımız işi bırakır, konuştuğumuz mevzuyu kapatır, suspus olmuş ve konsantre şekilde cereyan eden dövüşe kilitlenir kalırız..

Ne var aq?..bok mu var?..film mi çeviriyoruz burda?..ayı mı oynatıyoz?..

Yeniden ayşene döndüm,

“lan..sen var ya..utan lan kendinden..utan be…şerefsiz..hayatımın amına koydun sen benim..bir sene kendime gelemedim ulan ben..bir de üstüne sen mi bakıyorsun bana kötü kötü? Ne yaptım lan ben sana?..zamanında sevmiş olmaktan başka ne yaptım? Söyle? Tsigalko, böyle böyle yaptın, o yüzden ben de sana düşmanım de….lan benim bakmam lazım sana böyle be..benim düşman olmam lazım asıl….”

Ve nihayetinde boşalmıştım…

...

Cevap veremedi…zaten bir cevap da beklemedim…yeniden beni çekingence çekiştiren kollardan kurtuldum, bu kez ters istikamette, sınıfın dışına doğru ilerlemeye başladım.. gözler, beni takip ettiler ben çıkana kadar.. arkamdan ise bir uğultu yükseldi hemen, ben dışarı 
çıkar çıkmaz..

Duydular..

Herkes duydu..

Duysunlar..

Biliyorlar..

Bilsinler…

Rahatladım be….

işte gerçek bir yüzleşme…yılların birikimi…içimde kalmışlıklar ve sonunda gerçekleşen büyük patlama…

Oh…bir yük daha düştü omuzlarımdan…ulan, git gide hafifliyorum ?..bu gidişle uçacağım, kanatsız hem de..

Tuvalete gittim, yüzüme su çarptım..

Aynada gördüğüm kirli sakallı, sert mizaçlı, alev gözlü yüzde pişmanlık ya da tereddüt aradım..

Yoktu..

Kesinlikle pişman değilim…

Yalnız bu gidişle sonunda birine dalıp uzaklaştırmayı yiyeceğim, bu agresifliğimi dizginleyemez isem şayet..bir de hep karılara patlıyorum dediğim gibi.. genç feministler rahatsız.. falçatalarla sikimi doğramasalar bari..

Tuvaletten çıktım.. yeniden girdim sınıfa.. yine kafalar, gözler döndü, hatta bazıları sabitlendi üzerime, ama ben yerden kaldırmadım benimkileri.. yoksa bütün sınıfa boydan girmem gerekecek, durup dururken linçe uğramayayım şimdi..

Kös kös gidip sırama oturdum..

Birkaç dakika içinde, sinirim yatışmış, kendime küçük sorular sormaya başlamış halde buldum kendimi.. acaba kimler vardı lan demin sınıfta? Kimler “delirmiş tsigalko” yu gördüler..ha sonra ozan denen kavat nerde?..gelse de, hazır başlamışken bitirsem işi komple.. ağzını burnunu kırsam şu sınıfın ortasında, rüsva etsem bi?..

Ondan sonra isterlerse afrikaya sürsünler beni..

içimde irin ile, iltihap ile yaşamışım be yıllardır..oh…sonunda akıttım zehri dışarı..ve rahatladım…

Kulağınıza küpe olsun beyler.. işte bunlar hep (seks), zamanında verilmeyen tepkilerin, gösterilmeyen reaksiyonların birikimi, patlaması..siz siz olun, bunu yapmayın.. kızgınlığınızı da, öfkenizi de, sevginizi de zamanında, gereken zamanda gösterin..

Ayşeni sınıfta göremedim günün geri kalanında.. koş koş…sevdiceğinin kollarına sakla kendini, şikayet et beni, dolduruşa gelsin, gelsin ki, dolduğu yerlerden boşaltıvereyim beynini, midesini..

Ben de diken üzerinde,her an kavgaya, şiddete hazır halde geçirdim kalan ders saatlerini…ha diyorum şimdi kapı açılacak, ozan elinde satırla dalacak sınıfa, ben de çıkarıcam benim tahta cetveli, (:

Birkaç kişi geldi yanıma teneffüsler filan.. sakinleştirici, teselli edici bir şeyler gevelediler…nilay gelemedi tabi.. işin tuhafı, neco da gelmedi..hmm.. ilginç..

Okul çıkışına kadar, hatta evimin önüne kadar her an bir düello daveti bekledim durdum bir yerlerden ama bir ekşın olmadı..ne zaman ki odama, yatağıma gittim, işte o zaman nihayet yatıştı sinirlerim ve gevşedi bedenim..o gece, yıllar sonra ilk kez, hiç olmadığım kadar rahat uyudum..

Ve ertesi gün…Cuma..

Marjinalitesi ve heyecan dozu git gide yükselen hayatımın, final günlerinden ikincisi..

Sıradan bir gün olmayacağı, zaten dünden belliydi de, (cumanın gelişi perşembeden belli oldu yani (: ) ben bu kadarını beklemiyordum..

Hayatım boyunca unutamayacağım o gün yaşananlardan tek başına bir hikaye bile çıkarılabilirdi biraz daha yetenekli bir adamın ellerinde, ama ben hiç o topun altına girmeyeceğim ve özet geçeceğim sizlere..

Atraksiyonlar, daha sabah okula adımımı atar atmaz, sınıfıma bile girmeden başladı.. binanın önüne, kantinlerin oraya doğru geldiğimde, ozan beyin sesi kulağımda yankılandı,

“biraderr”..

Biraderini sikeyim senin orospu çocuğu..

Sesin geldiği çardaklara doğru döndüm, bu hıyar da kalkmış uzun, güya kendine güvenli adımlarla bana doğru yaklaşıyor…yürüyüşünü ve tavırlarını tarttım şöyle bir.. cık..kavgaya değil, göz dağı vermeye geliyor.. tahrik etmeye ya da..

Zaten okulun meydanında kavga çıkarmayacak kadar çakal bir çocuktur o, çünkü hem dayak yiyip rezil olur hem de ceza alır.. bunun bilincinde..dur bakalım ne diyecek hele..

Bir şey demeden bekledim, olduğum yerde, iyice dibime sokuldu, konuştu,

“dün yaptığın neymiş öyle birader? Açıklama bekliyorum senden” dedi dayı dayı…te allahım ya..yemin ederim flawless victory lik canın var.. perfect çekerim sana ama işte.. zamana ve mekana dua et..

“kız arkadaşın açıklamıştır sana yeterince” dedim gülümseyerek,

“kızlara mı dayılanıyorsun sen artık? Bir gün okula gelmedim, fırsat mı buldun?” dedi, eliyle göğsümü ittirir gibi bir şeyler yaptı.. gülümsemeye devam ederek kendimi sakin tuttum.. sabır…provokasyona gelme tsigalko..

“okulda olsan da fark etmezdi” dedim net şekilde..

“iyi görürüz bakalım fark eder mi etmez mi, seninle çıkışta görüşelim”

“görüşelim, biraaader..” dedim, pis bir gülümseme daha hediye ettikten sonra arkamı dönüp merdivenlerden çıkmaya başladım..

Ne planladın ozan, doğru söyle.. kaç kişi geldiniz?..ha?..(:

Çıkışta görüşecekmiş..amk liselisi..sen dua ette de tuvalette karşılaşmayalım seninle.. severim ben öyle baş başa romantik saniyeleri, git sor, tecrübeli arkadaşlar var, anlatsınlar tecrübelerini..

Pis bakışlar, sınıfın içinde, dersler boyunca da devam etti.. bunlar karı-koca (öyle diyorum artık) bir biri bakıyor, bir diğeri bakıyor…

Vay ananın..!... ne kadar gıcık bir durum beyler hissedebiliyorsunuz değil mi? şeytan diyor ki, dersin ortasında fırla, sıraların mıraların üzerinden atlaya atlaya git, kurtadam gibi kap ikisini de, kafalarını birbirine çarpa çarpa patlat beyinlerini…

Zor duruyorum yerimde.. yeminle zor zapt ediyorum kendimi..

Öğle arası, neco hıyarı geldi nihayet yanıma.. godoş…nerdesin bunca zamandır aq..

“aga.. naber?”

“süper amına koyim..” dedim ters ters..

“olm duydum olanları” dedi, yanıma yaklaştı iyice, “aga bu göt sana bir pislik yapacak olmasın çıkışta filan, sabah gördüm dikleniyordu bahçede?”

“yapacak zaten neco? Onu bilmek için müneccim olmaya gerek yok yani, tek başına götü yer mi sence?”

Beyler bu ozan dediğim çocuk, benden 2-3 santim daha uzun, biraz daha kilolu, lakin kof.. duruşundan anlarsınız ya hani adamı, gebeş bir tip böyle yani, serhata vurduğum gibi bir tane de buna sallasam tek atarım muhtemelen.. hatta bir kısmı da boşa gider..

Kendimi anlatmıyorum siz biliyorsunuz, sonra tsigalkonun götü kalktı filan diyorlar (: 

“aga bizim çocuklara haber verdim ben de, çıkışta takip edicez sizi çaktırmadan”

“ne?..ne ara haber verdin aq?”

“olm sabahtan beri onlarla yazışıyorum lan, sahipsiz mi sandın sen kendini (:”

Bak bak bak.. gevreğe bak (: göt ya..(:

“eyvallah aga..ama siz uzakta durun yani, görmesin sizi.. sonra eğer adam tek filan gelmek gibi bir salaklık ettiyse, götü korkan sanki ben mişim gibi olmasın yani tamam mı? madem geliyorsunuz, bir götlük çıkarsa müdahale edersiniz okey?”

“aynen aga öyle yapıcaz zaten, baktık ki bu 3-5 kişi filan topladıysa biz devreye gireriz..”

“tamam..da bu biz dediğiniz kim? bizim tayfa demi?”

“biz işte aga (: orasına sen kafanı yorma (:”

“eh iyi madem aq..(:”

Tuhaf, ama hoşuma gitmişti bu durum biraz da..insanlar benim için kavgaya filan mı gelecekler? Vay canına (: …arkamız var ha?..sahipsiz değiliz (:

“aga bir de ben senle bir şey paylaşmak istiyorum..ama ani tepki vermeni istemiyorum” dedi neco tereddütle..bu aralar deliliğimin üzerimde olduğundan çekinmiş olmalı ki garanti istiyor bir de..söyle lan ne bok yedin söyle (:

“vermem la söyle ne bok yedin gene (: ?”

Güldü,

“aga..biz.. nilayla..çı..”

“tamam anladım” dedim hemen soğuk soğuk..”tamam aga.. hayırlı olsun..”

“hacı surat yapma gözünü seveyim ya, bak daha lafımı bitirmedim hem”

“yok..ne surat yapıcam olm.. bana ne…Allah mutlu etsin ne diyim.. sevindim senin adına…”

“tsigalko?..aga olmuyor ama, dinlemiyorsun?”

Parladım,

“ne dinlicem lan?..göt.. başçavuşun eşeği mi anlattı o kadar şeyi sana daha geçen gece?”

“aga ondan bahsediyorum ben de işte amına koyim senin ya..”

“neden bahsediyorsun?”

“senin anlattığın durumlardan.. nilayın sana attığı kazık filan hani…”

“ee?”

“işte öyle bir kazık yok olm…kız seninle de konuşmak istiyor ayrıca..bir gün ayarlayacağım size, oturun konuşun, çözün.. yanlışlık var..ben senin anlattıklarını anlatınca kriz geçirdi resmen..”

Ne?... nasıl?…ama…

Yok artık lebron James…

“ne demek öyle bir kazık yok.. gözlerimle…gördüm abi?” dedim titreyen bir sesle..

“açıklayacak işte.. bana anlattı her şeyi.. dün bütün gün beraberdik geceye kadar…sen de ondan duy istiyorum.. çok fena yanlış anlaşılmalar olmuş..”

Ne…yapma neco…ağlatacaksın ulan ben?..

Yani, yani şimdi nilay masum mu?..oha…ohaaa…yemin ederim ağlarım öyle bir şey olursa.. anıra anıra ağlarım hem mutluluktan, hem de pişmanlıktan…

Ama, madem masumdu, o zaman neden yüzleştiğimiz sırada itiraz etmemişti? Neden benim öfkeme uygun bir tepki vermişti?..gerçi sonrasında da, “dinlemediğin için pişman olacaksın demişti ama?..ben de ona, tam olarak ne yaptığını söylememiştim ki?..o zaten ne yaptığını biliyor diye, ima ile konuşmuştum? Ne…ama…amına koyim lan?... 

“kızı konuşturmadın ki tsigalko? kendi derdini de zaten tam söylemedin?” dedi bir ses omzumun gerisinden..

Melek çardaklardan birine oturmuş, bu kez de elinde köpük bardakta çay ile sırıtarak beni kesiyordu..

Lan yeri mi şimdi be? Herkesin içinde?

“cevap vermene gerek yok, sesli düşündüm ben öyle (:” deyip ortadan kayboldu sonra da..

Necoyla göz göze geldim..

“abi eminsin demi bak?..”

“eminim aga eminim…zaten bunların ardından da ben açıldım ona.. çok şey bir atmosfer oldu hani.. duygu patlaması gibi.. dün geceden beri de resmiyette sevgiliyiz işte..ben önce bir denemek istedim yani onu, sen öyle şeyler anlatınca.. eğer doğru çıksaydı yaptığını söylediğin şeyler tokadı basardım her halde :p”

Ben bastım aq..ben bastım..ah ellerim kırılsaydı da vurmasaydım…oof of..

Harbi harbi, masum mu nilay şimdi?..

“tamam o zaman..” dedim, “en kısa zamanda ayarla sen o konuşmayı madem..ben de duymak, dinlemek istiyorum..hem bakalım benim sorularıma nasıl cevap verecek..”

“ayarlıcam aga..siz de çözün aranızdakileri de, artık herkes mutlu olsun aq ya..”

Herkes, derken, kendinden bahsediyor aslında hıyar (:

Mümkün mü lan benim yoksa bir daha öyle mutlu olabilmem?..ahh ah…koyun can derdinde, kasap bahane..

Bütün sinirimi alan, beni tamamen gevşeten ve resmen hayata yeniden bağlayan bu gelişmenin ardından, kıpır kıpır olmuştu içim…nilayın gerçekten masum olmasının benim için ifade edeceği anlam muazzamdı…ha, gerçi bir daha eskisi gibi olabilir miydik? 

Bilmiyorum..ama böyle kalmasından binlerce kat daha iyi olduğu kesin..

Artık o tolga ile olan meselesi de çoktan derinlere gömülmüş, gömüldüğü yerde de çürüyüp toprağa karışmıştır herhalde.. tolga arıza yapmaz diye umuyorum.. kendisi aylardır başka hatunu götürüyor zaten, o zaman sorun yok da, kız yeni sevgili yapınca mı sorun olacak aq?

Gerçi bu yeni sevgili, grubun içinden biri olmayaydı iyiydi ama neyse..

Günün geri kalanı, pek hızlı geçiverdi..hem aldığım sevindirici haber, hem de bizimkilerin “arkandayız goçum” mesajı sayesinde, gerginliğim azalmış, ozanın “görücen sen” bakışlarına daha da gıcık karşılıklar vermeye başlamıştım..

Neco ise, bilerek hiçbir tepki vermiyordu bu duruma ozanı işkillendirmemek için.. zaten konuşurken de bir tarafa çekip gizlice konuşmuştu benle..

Yani anlayacağınız, ozan bey, güya beni tuzağa çekme peşinde ama kendisi adım adım tuzağa doğru yürüyor haberi yok..

http://fizy.com/#s/1teubu 

Ve sonunda gün bitti, sınıftan çıkış seremonisi oldukça ilginçti, bu kavat kızı önden yolladı, kan görmesin diye mi sakınıyon lan sevdiceğini? (:

Ben, gayet normal, rahat olmaya çalışan tavırlarla çıktım sınıftan, bu peşimden geldi hemen, koluma girer gibi bir hareket yaptı, refleks gösterip iteledim,

“sikerim belanı bak çocuk..zaten sikicem birazdan..” dedim,

“görürüz kim kimi sikicek..” dedi, hızlı adımlarla önden gidip gözden kayboldu…

Lan bu göt sıkmasın bana? x) amaan söylediğim lafa bak, nerdeee o götte o göt?..

Binadan çıktım..

Necoyla göz göze geldik, sonra bu da kayboldu..

Nerde lan hani bizimkiler? Komando kamuflajı filan mı yaptınız aq? (:

Yürüdüm..bizim bölümün oradan da çıkmıştım..

Kimseler yok?..

Sniper mi kiraladın ozan? 

Yürüye yürüye üniversitenin ana kapısına, nizamiyeye kadar geldim…hala kimse yok?..

Kapıdan çıktım, otoyolun karşısına, viyadükün altına doğru geçtim ki, sonunda kahramanlarımız belirdiler..

Ozan kavatı, yanında kendinden de birkaç santim uzun olan, genişçe, iki tane bodyguard kılıklı ızbandutla beraber dikiliyor..

Yürüdüm..

Yürüdüler..

Mağrur ve vakur görünmeye çalışıyorum..ama tırstım ne yalan söyleyeyim..hayvanat bahçesinden mi kaçırdın bunları amın oğlu, nerden buldun?..

“naber amcık ağızlı?” dedi ozan bana,gevrek gevrek sırıtarak..adam kötü karakter beyler..(:

“iyidir götoş..göt korkusu nasıl bir şeymiş gösterdin bana helal olsun” dedim,

“korkmana gerek yok birader? (:, biraz gezintiye çıkıcaz senle” dedi

“ben senden bahsettim sik kafalı” deyip gözlerimle iki ayıyı taradım..

“iyi sen o kadar delikanlıysan madem, delikanlı gibi gel, dayağını ye, yoluna git ondan sonra o zaman, zorluk çıkarma bize olur mu?” dedi,

Gözüm, yolun kenarına çekilmiş toyotaya takıldı..o sırada, ayılar da bana karşı harekete geçmişti..

Ohaaa ohaa!

Arabaya mı alacaksınız lan beni?

Araziye mi götüreceksiniz?

Sikerim sizi ha! ne oluyor lan? mafya bozuntuları?

http://fizy.com/#s/1jddfs 

Ayılardan biriyle aramda bir metre mesafe kala, nihayet vücudum refleks göstermesi gerektiğini hatırladı, ayı kolunu öne doğru tedbirsizce uzattı kolumu kapmak için, hemen yanlamasına dönüp kendimi o ataktan kurtardım, yan dönen vücudum, doğal olarak kendini antrenman ya da maç moduna almış olduğu için, neredeyse otomatik bir şekilde öndeki ayağım yanlamasına fırladı ileri, ayının böbreğine, tatmin edici bir ses çıkararak çarptı..

Biz buna side kick diyoruz :p

Beklenmedik bu reaksiyon karşısında bir saniyelik bir duraksama oldu karşı tarafta, ama ben duraksamadım,sol ayağım daha yere yeni basmıştı ki bu kez sağ yumruğum geriden fırlayıp iki ayının ortasındaki ozana okkalı bir darbe yerleştirdi…

O yumruğun, parmak eklemlerinin yüz eklemleriyle birleştiği anda çıkan kemik sesinin tadı hala damağımdadır..

Ozanın ağzıyla yanağı arası bir yere denk gelen darbe bunu göt üstü oturtmaya yetti,

Sonrasında olanlar ise tam bir komedi..

Benim, bana göre solumda kalan iki numaralı ayı (henüz darbe almamış olan) o taraftan bana öyle bir kroşe çaktı ki,eğer ben sağımı savurduğum anda, yine tamamen refleks olarak, yani içinde bulunduğum sahneden bağımsız şekilde yüzümü savunmaya alan sol kolum olmasaydı, çene kemiğim yerinden fırlayıp asfalta kadar uçardı her halde..

Ayının savurduğu yumruğun 4 te 3 ü pazumda erimesine rağmen, bir kısmı sıyrılıp yüzümü bulmuştu..
inanın o bile sendelememe yetti..sağıma doğru yıkılır gibi oldum..siklet farkı denen şey pek yamandır beyler..el yumruğu yemeyen, kendininkini balyoz sanır..

Sağıma, yani az önce böğrünü tekmelediğim ayının kucağına doğru yıkılırken, sol kolum da resmen hissizleşmişti..felaket moraracak..tam kemik kemiğe geldik..o sızısı beynimin içini yaktı..

Eh..benden bu kadar..en azından ozan piçine iyi çaktım..o yumruğu ömrü boyunca unutamaz..ben de muhtemelen birazdan yiyeceğim “şerefli” dayağı..

Dağılmış haldeyken (e o saatten sonra artık her şey doğaçlama olacak, teknik taktik filan kalmadı..resmen kamyona çarpmışa döndüm lan..), miğferdibine doğan güneş, ak gandalf gibi bir güneş doğdu hengamenin içine..

Güneş filan doğmadı aq..ne saçmalıyorum ben…daha ziyade bir böğürtü koptu yolun karşı tarafından..tanıdık sesi, gandalfımı hemen tanıdım..

Tolga,

“noooouluuuyoooo orrdaaaa llllaaaaaaaayyynaarrğğ!” şeklinde bir savaş narası atmış, peşinde de…

Lan?

Oha, kaç kişi var bunun peşinde?!

http://fizy.com/#s/3ka65g 

Abartmayayım ama bir 15 kişi filan bunun arkasında (sonradan saydım 12 çıktı tolgayla beraber ehehe), çantalar, kitaplar yere atılmış, gömleklerin yakası bağrı açılmış, ülkücüler gibi yaldır yaldır geliyorlar..

O ara arabaların arasından filan fırladılar, amk ezileceksiniz lan!

Bir gelişleri var, uruk hai ordusu halt yemiş..

Bunlar, başta bütün okulun saydığı baş kumandan tolga olmak üzere, bağıra çağıra bize doğru uçtular..

Ayılar ve ozan, küçük, çok küçük bir an için direnebilecekleri gibi bir düşünceye kapılma budalalığı yaptılar ki bu onlara yol-su-elektrik olarak geri dönecekti,

inanın benim bile kaçasım geldi, lan adamlar beni kurtarmaya geliyor (: düşün artık nasıl bir aura var ortamda..

Yanımdan geçerken sırıta sırıta koşan “amına koyucaz emmioğluuu” diye bağıran Alperin otuz iki diş gülümsemesini de, tolganın ve neconun kendini kaybetmiş halini de, pek bu taraklarda bezi olmayan ama kalabalık etme maksatlı gelmekten de geri durmayan nurişin ortamla pek alakası olmayan yumuşak yüz ifadesi ve yanımdan geçerken bana yaptığı gol sevinci benzeri hareketleri unutamam (:

iyi de bu diğer sakallı makallı, oduncu gömlekli barzolar kim lan? (:

Hah..bazılarını tanıyorum sanki…tabi ya…olm bunların kimisiyle bizim evde batak, fifa bile atmışlığımız var?

Tolganın tayfa (: ... 

Bizimkiler, naralar atarak, hemen kaçmayıp tereddüte düşen bu üçlüyü, 50-60 metre ilerdeki trafik ışıklarına kadar kovaladılar, ayılardan biri erken yakalandı, 3-4 kişi üstüne çullandı bunun.. ozanı da yakaladılar tam ışıkların orda..

Ben, şaşkın şaşkın,hala olanları şokunda, koşar adım ilerliyorum o sahneye doğru, yolda millet arabaların camlarından bizimkileri seyrediyor..resmen meydan dayağı lan?..sikeyim, polis molis olsa sikecek?..

Ozanı da yere yuvarladılar, baktım neco buna nasıl basıyor tekmeyi, benden hınçlı pezevenk (:

Diğer ayıyı yakalayamadılar ama yol boyunca dayak yedi bu da, “simit” oyunundaki nefesi yetersiz ebelere döndü..
Fazla değil, 40-50 saniye içinde bitiverdi her şey..bizimkiler, yerde üstü başı yırtılmış, ağzı burnu kan içinde olan iki bok torbasını olduğu gibi bırakıp bu sefer aksi yönde, bana doğru koşturmaya başladılar,

Niye la? Şimdi de bana mı gireceksiniz?

Ben ne olduğunu anlamaya çalışıp, salak salak dikilirken, karşıdan gelen tolga kolumdan yakalayıp uçurdu beni de,

“hadi amk hadi hadi hadi!..tüyüyoruz!”

“beyler çabuk alın çantalarınızı hadi aq!”

Koşarken ara sokaklardan birine girdik, sonra herkes bir tarafa dağıldı, tolga gene bağırdı,

“yarım saat sonra çorbacıda beyler!!”

Bu hala benim koluma yapışık halde, beni de peşinden sürükleyerek ara yolun birinden koşturmaya devam etti, bizle beraber tolganın sınıfından bir çocuk daha geliyor..

Birkaç dakika sonra,mantar biçimli kaldırım taşlarına oturmuş, nefes nefese, kendimize gelmeye çalışıyorduk..

http://fizy.com/#s/1ahg5c 

..tolga zar zor konuştu gülerek,

“yıldırım operasyonu x)”

Diğer çocukla beraber güldüm ben de..

“aga…ne yaptınız siz öyle bea?” dedim kesik kesik konuşabilerek..

"adamı öyle sikeriz işte..” dedi tolga kendi kendine..

Diğer çocuk bir uh koyuverdi..”manyak aksiyon oldu aga..(: ..ama iş büyümez inşallah artık”

“ne büyücek la…amk bebeleri işte…büyürse de benim pederin çiftelisini alır gelirim aq, x)”

“olm..yemin ederim manyaktı yaptığınız…abi polis filan yoktu etrafta Allahtan..okulun güvenliği gördü mü acaba…inşallah bu kadarla kalır ya” dedim kaygıyla, tolga gene atarlandı,

“yaaa, süt müsünüz nesiniz aq..kim ne görecek..millet adam vuruyor yolun ortasında on gün sonra yakalıyorlar, ne yaptık aq..alt tarafı azıcık koşturup hırpaladık..bunlarla adamı içeri alsalar adam kalmaz memlekette.. (:”

“aga..aynen…lan, beni arabaya alacaklardı var ya..”

“arabaya mı?..hassiktir ordan?”

“hee..o kenardaki Toyota bunlarındı..gördünüz mü bilmem..o ozanla benim şahsi işim bitmedi daha, boğucam orospu çocuğunu tuvalette bak görürsün..”

“vay amına koyduklarımmm…olm söyleseydin ya arabaya da patlatırdık 3-5 tane, camları filan alırdık aşağıya x)”

“x) piç ya, ben ne diyom sen nerdesin..”

“olm..o, ozan mı, ne yaraksa..bak o çocuğu vururum ben..arabaya almak ne lan?..çok film izlemiş o..ama sikeriz belasını, hayatı 
kaydı onun bu saatten sonra..okula gelemez bak..ciddi söylüyorum..”

…30-40 dakika kadar sonra, anlaşıldığı gibi, kalabalık kafeler-barlar bölgesindeki, kıyıda köşede kalmış gibi görünen bir çorbacıda buluştuk..

Aynı anda kapıdan giren on küsür kişi garsonları hem şaşırttı hem sevindirdi..masaları birleştirdik..oturduk yemeğe…

Bizim çocuklar haricinde, benim dördünü tanıdığım altı çocuk daha vardı tolgaların sınıftan ayrıca iki kişi de Alper bulmuş, bizim bölümün birinci sınıfından..yuh..adamlar daha birinci sınıf, kavgaya filan geliyorlar, kafaya bak x)

Tolganın daha önce bahsettiği, yatay geçişle gelen alamancı çocuk da bunların arasında,berkay, onunla da tanıştım, konuştuk..komik, sempatik bir piç, ısındı kanım (:

panpalar ben de gülüyorum yazarken valla (:

son iki partımız olsun, uzun yazıcam bu seferkileri

http://fizy.com/#s/1ai6k5 

Başta, etraftakiler işkillenmesin diye imalı gülüşmeler ve bakışmalarla idare etsek de, özellikle karnımız doyduktan sonra paso kavgadan bahsedildi, tabi “geçmişşş zamanda” olduğu süsü verilmeye çalışılaraktan..

“o ayı nasıl kaçıyorr, nasıl kaçıyor x) amına koyduğumun ensesine bir tane patlattım, kulaklar paldır paldır oynadı asfasfg”

“öbürünü nasıl devirdik ama lobut gibi ahahaha”

Neco bana döndü,

“aga sana vurdular mı biz gelmeden önce?” dedi çaktırmadan

“bir tane ya, yarım geldi gibi”
“neresi bakiyim, haa..koluna da geldi öyle mi?” dedi kızarmış sol pazıma ve yine çok hafif bir deformasyon olan sol şakağımın altına bakarak..

“orospu çocukları ya..üçe bir ne demek aq?..bir de hepsi zaten ikişer adam boyutunda..ama böyle sikerler..x)”

“yok lan o ozan piçi kofun teki, onu teke tek de herkes alır buradaki” dedim, “zaten ben ona çaktım bir tane x)”

“harbi mi?..nasıl oldu lan tam olarak anlatsana?” dedi tolga gevrek gevrek,

“ya o devirdiğiniz ayıya tekme salladım bir tane işte, ozan a da yumruk..öbür ayı da bana geçirdi yandan..(: “

“vay aq..o piçi yakalayamadık da..en az hasarla o yırttı demek ki x)”

“hayır be aga, sırtı mırtı hep çürüdü onun, Halil uçan tekme attı lan afgasdgasdg harbi uçan tekme attı adama asfas”

“ha hahaha amk..”

“x)”

Tolga yeniden bana döndü,

“hayır benim anlamadığım, o herifleri, arabayı filan nerden bulmuş bu amcık? Mafya bozuntusu piç?”

Bunun sınıfındaki çocuklardan biri lafa karıştı,

“aga o çocuklardan biri xxx de okuyor ben tanıyorum onu, yere yatırdığımız var ya, o..ibne, ta ordan buraya adam dövmeye geliyor..demek ki önceden tanışıyorlarmış öbür piçle işte..”

“haa..olabilir..hayır yani, ben de diyorum, tsigalkonun anlattıklarına filan da bakınca, o götün manitasından başka kimseyle de muhabbeti yok ki aq? Ne tanıdığı var, ne çevresi var, ezik orospu çocuğunun teki yani..karıdan bir ayrılsa, ayazda kalan sik gibi kalır..” dedi tolga.

Neco,

“o yarağı yedi zaten hacı sen merak etme, sınıfa sokmayacağım o pezevengi ben..bitti onun okul hayatı..”

Nuriş, “olm ne ekşın oldu haa..hep böyle olaylardan birine tanık olmak isterdim lan xd, heyecan, macera asfsafas”

Alper, “tanıklığı geç, içindesin olayın resmen amk x) vurdun mu lan sen de? Doğru söyle x)”

“he? Yok be aga, o ozan olana bir tane öylesine tekme salladım ama ayağımın çamuru filan geldi galiba x)”

Hep beraber güldük..

O değilde, bu ibneler benden fazla sahiplendiler lan davayı, olaya bak (:

http://fizy.com/#s/3wl6hx 

“beyler” dedim, “hepinizden Allah razı olsun öncelikle..harbi çok değerli bir şey bu benim için..güzel bir olay değildi evet ama, arkamda olduğunuzu görmek paha biçilemez yani..”

Tolga, “her zaman aga, arkandayım yani bilesin :p” dedi elini kalçama doğru meylettirerek

Piç ya (: 

“x) eyvallah aga ben de senin biliyon…neyse abi..ama bu olayı burda bırakalım yani..neco, tolga, aga size diyorum özellikle..karşıdan bir misilleme gelmezse ki gelmez bence, bırakalım..siktim ozan ı ya..amk onunla mı uğraşacaksınız, vakit kaybı..gelir özür dileyip elinizi bile öper bak o görürsünüz (:”

“yaaa abi, uğraşmam aslında da, o araba maraba olayına ayar oldum ben..bu çocuk nerden öğreniyor böyle şeyleri aq?..sikerim onun kitabını..”

“siktir et aga..diyom ya, bitti zaten onun işi…hem zaten daha ben de özel olarak çekicem onu, siz zaten fazlasıyla yaptınız üzerinize düşeni..

Çıkışta çok ısrar ederek ve beni de dövme tehditlerine aldırmaksızın ben ödedim tüm hesabı…hiç içim acımadı valla, helali hoş olsun..bugün belki de ipten aldı beni bu adamlar..o orospu çocukları kolumu bacağımı kırarlardı benim..

Gerçi öyle bir durumda olay artık okul-öğrenci kavgasından çok daha başka yerlere taşınır ve benim, malumunuz olan, mermiye kafa atma skill i açık laz hala oğulları,dayı oğulları devreye girerek seviyeyi “fatality” e filan çekebilirlerdi ki,

Hiç gereği yok yani..

Hem de kimin bokuna? Orospuların orospusu ayşen in bokuna..

Değer mi?

Ulan karasinek bile öldürmeye değmez bak o kadar diyorum..kaldı ki insan dövmesi, öldürmesini siktir et, karasineğin canı bile onun için alınsa yazık olur hayvana…

Bi kız için kavga etmediğimiz kalmıştı..onu da yaptık ya sonunda helal yani…

Alamancı çocuk tolgaya,

“yaa aga, sahi bu olayların asıl çıkış noktası nasıl? Adamlar o kadar araba maraba olayı kasmışlar?”

Tolga hemen,

“yaa işte bu ozan piçi bizim tsigalkoyu kaldıramıyor, olay bu..sınıf içi çekişmeyi büyütüyor..gerçi öyle bir çekişme filan da yok da, işte kendi çapında takılıyordu o.ç, çapını biraz genişletmeye çalışınca, sikmek gerekti (:”

Oha tolga..ancak bu kadar güzel kıvırtılır aq..

Anlatmadın mı adamlara meselenin özünü?

Ee anlatsan gelmezlerdi belki de…tabi..karı meselesi…

Pff…ben de şimdi şimdi ayıksıyorum…ne salakça bir durum demi?..tam bir rezalet aq..olacak iş mi yani?..

Öğleden sonra, eve vardığımızda, kendi kendime kalınca, bu düşünceler çok bunalttı beni..

Ve o Cuma, mübarek bir Cuma günü belki de en son yapılması gereken hareketi yapmaya karar verdim..daha günüm bitmemişti anlayacağınız..

Bu sıkıntı ve gerginlik ile de bitmezdi zaten..biraz rahatlamak lazım..ve bunu nasıl yapacağıma dair güzel bir fikrim var..

@ vatmani, son derece zekice bir soru, cevabını ilerleyen partlarda alacaksın panpam, böyle okuyucuların olması çok hoş gerçekten, gözüne, yüreğine sağlık

telefon görüşmesi yapmak zorunda kaldım az önce o yüzden part gecikti, tolga bey beni rüyasında görmüş gece gece (:

hikaye bir süre bu şekilde devam edecek, yani olaylar üzerinden, zira fazlasıyla uzadı 3. yıl, artık sonunu görelim istiyorum 

hepinize iyi geceler panpalar, yorumlarınızı esirgemeyin. öpüldünüz

bir zamanlar neyken, şimdi ne olanlara gelsin son şarkımız (:

http://fizy.com/#s/3y3qpx

herkese iyi akşamlar, bir aksilik olmazsa bu gece gene geleceğim ama bu kez fazla kalamayacağım, malum yarın pazartesi..

00.00 a doğru görüşürüz diye umuyorum, yorumlarınız için teşekkürler (:

1. yıl dönümüyle ilgili ise özel bir planım yok.. panpalar, o caps işini de gündeme getirmeyin lütfen, boka sarsın istemiyorum, zaten bu olayların biraz civarındaki bir adamın haberi olsa ve okusa sıçtım demektir yani, hani evime kadar deşifre olurum her halde x)

görüşmek üzere

Bir duş aldım önce.. üzerimdeki gerginliğin birazını sıcak suyla beraber akıttım omuzlarımdan..

Sonra da alt kata indim, bizim çocuklar orada,

“oo geldin mi şampiyon! (:” tolga sırıtarak karşıladı beni..

“nabıyonuz.. kahramanlarım benim bee, erkek bunlar erkkeeek x)”

“iyi aga, necoyu dinliyorduk” dedi tolga bir an için frekans değiştirerek.. necatiye göz ucuyla baktım,

Ne anlatıyorsun lan?..

“eh ben de dinleyeyim biraz, Alper senle de bir şey konuşçam aga..”

“konuşalım abi”

“dur neco bitirsin de madem ondan sonra..”

“bitirdim aga ben ya..sen de biliyorsun zaten mevzuyu..ilk sana söyledim”

“ha…ee…” dedim şaşkın şaşkın etrafıma bakınarak..

Neco, nilayın aslında masum olduğunu ve artık sevgili oldukları mı anlatmıştı bizim çocuklara yani? Vay amk..iyi cesaret..de, bizimkiler ne demişlerdi peki?..

“durum nedir beyler?” dedim tedirgin bir sesle..

“durum.. iyiye gidiyor sanki ha?” dedi Alper gülümseyerek..

Tolgaya baktım, en çok da onun ne diyeceği önemliydi.. gözlerimden anladı aklımdan geçenleri, konuştu,

“siz de bir konuşun madem.. barışın..inşallah ikna edebilir seni.. inşallah gerçekten masumdur yani..” dedi içten bir şekilde..

“inşallah abi” dedim..

Benden önce, bir saat kadar ne konuşuldu bilemiyordum, bizim çocuklar hala bir arada durduklarına göre ve keyifleri yerinde olduğuna da göre.. demek ki bir şekilde anlaşmışlardı…özellikle neco ve tolga nasıl stabil kalabildiler merak ediyorum doğrusu..

Bir ara tolgadan öğrenirim bunu nasılsa..

Şimdi gelelim bir başka merak konusuna,

“Alper..lan..şu sizin geçen gün gittiğiniz mekan neredeydi bakalım tarif et bana

“neresi abi?”

“ya olm hani tolgayla beni de çağırdınız ya, davetiye filan yazmıştınız :p”

herkese iyi geceler (:

Bir iki saniyelik bir sessizlikten sonra bir gümbürtüdür koptu,

“ohahaha aga nerden esti lan böyle”

“oohaa lan Cuma Cuma yapılır mı bu be x)”

“söyleyin olm hadi.. gidip bir göreyim ben de ne var ne yok?”

“aga, şimdi, durup dururken böyle birden bire aklına keraneye gitmek mi geldi yani? (:”

“hee..ne var aq?”

“tek başına gidicen ha? bizi de çağırmıyon?”

“gelmek isteyen gelsiiin?”

“olm..bu adama bir şeyler oldu lan bence..” dedi tolga, “koko filan mı çekmeye başladın aga sen acayipsin bu aralar bi (:”

“bence o şişkolardan biri ense köküne çakmış bunun x)”

“ya, bak sizi sikicem şimdi ama haa.. anlat Alper, nasıl gidiyoz?”

“vay amk (: ..tamam..bak hacı, kavşağa gideceksin önce, tamam mı?”

“xx kavşağı demi?”

“he..ondan sonra bu xxxx otobüsleri var, onlara binip garajda inicen”

“kavşakta duruyor mu olm o otobüsler?”

“herhalde abi, hiç gitmedin mi aq xxx e?”

“yok lan ne işim olur aq…ha bir kere basket maçı ayağına gittiydim sanırım.. neyse, sonra?”

“garajdan da minibüsler var, sor orda gösterirler durakları, mavi minibüslere bineceksin…”

“hıı…ordan?”

“şöför yanına oturmaya çalış, cezaevinin oraya gidicem abi de o anlar..;)”

“cezaevi mi? o ne lan gardiyan mı sikicez?..ne biçim kodlama bu ahaha”

“ahaha aynen ya..neyse işte, ondan sonrası da malumun zaten..”

“tamam.. işin garibi, öküz kadar şehirde kerane yok, o sik kadar yerde var…bir de cezaevi filan diyorlarmış manyaklara bak ya (:”

“abi burda Ruslar var, götüreyim seni istiyorsan yani :p “sen ijdiyorğğ birligte dujj almagh?””

Ahali yerlerde,

“safadgfagda….yok lan..ben varoşlara inmek istiyorum bilerek..”

“hee.. illa devlet vesikalısı sikicem diyon yani..lan.. abla filan deme sakın gidince orda karılara safasgf”

“siktir lan (:…neyse, şimdi, önce kavşaktan xxx e, sonra garajda indik, oradan da xxx e biniyorum.. cezaevinde de iniyorum?”

“aynen..;)”

“e ben çıkıyorum o zaman beyler? Var mı bir isteği olan

“gelirken iki paket karı getir gadadgfdafadfa”

“hahaha.. hadi kaçtım..”

Evden çıktım..

Ayaklarım, beynimin kontrolünde, lakin beynim benim kontrolümde değil…ben, geneleve gidiyorum ha?..ben?..

Kavşaktan otobüse binip garajda indim.. alperin tarif ettiği minibüslere binip, şöföre, “abi cezaevinin o taraf” dedim,

“mezbaya mıa?” dedi gevrek gevrek fısıldayarak..

“he?..ha..ya anladın sen işte”

“heea anladım seni benn” deyip göz kırptı.. orta yaşlarda, apaçi babası bir adam şöför.. belli yani..(: daha bismillah (çarpılcam lan) şöförün manyağına denk gelerek başladık.. karının da manyağına denk gelmeyiz inşallah (bak haaala allahı karıştırıyor atayist pezeveng) da o beni sikmez..

bütün minibüs ahalisi boşalıp (“indiler” anlamında yani-fesat piçler) şöförle baş başa kalınca muhabbet etmeye çalıştı bu..yok öğrenci misin, yok celal Bayar da mı?..he he..öğrenciyim evet.. ebenin amında öğrenci.. azdım işte, karı lazım.. sikiş yapıcam birazdan…oldu mu?..yeterli mi bu cevaplar?..

indirirken de kendince gösterdi ne yana gideceğimi..bir sırtımı sıvazlayıp cebime para sıkıştırmadığı kaldı aq (:

Mekanı görmemek mümkün değil zaten, hemen karşınızda duruyor..

Ama tabi insan genelev deyince başka şeyler kuruyor aklında…burası benim aklımdaki tanımın 180 derece zıddı bir yer.. rengarenk evler var lan.. biraz daha kassalar lunapark olurmuş burası..

Sanki feodal bir yapıymışçasına duvarlarla çevrelenmiş, girişine de polis, evet bildiğin devletin polisi konuşlandırılmış, enteresan bir yapı..

Çok ilginç lan.. buraya nasıl geldim, hangi gazla geldim, beni kim getirdi bilemiyorum ama, enteresan bir tecrübe olacağı kesin..

Polis kimlik kontrolü yaptı..ona da Allah (bu üç oldu bak) kolaylık versin yani ne diyim.. herhalde bir polisin başına gelebilecek en talihsiz görevdir bu..düşünsenize, çocuğa soruyorlar,

“baban ne iş yapıyor Mertcan?”

“keranede polis örtmenin!”

Ahaha.. herhalde vardiyaları filan vardır yani.. yoksa paso aynı adam kalsa kafayı yer lan…

içeri doğru ilerlerken, etrafta dizili arabalara da gözüm takıldı..vay amk…bmw sinden mercedesine, her çeşit araba var.. Land Rover var..

Demek ki parayla saadet, bu şekilde olabiliyormuş ha.. (: ..yazık.. cinsel tesellilerini, belki sevgilerini, dokunuşlarını, birkaç çift güzel sözü ücretli fahişelerde arayan zengin adamlar..

Gerçi, fahişe deyip de küçümsememek lazım…en azından fiyat konusunda dürüst ve netler, diğer kadınlara kıyasla.. zira bugün en yollu kaşar dediğinin eve atılma maliyeti bile yüz küsür liralardan başlıyor yani.. bunlara ver, 30 u, 40 ı, 50 yi..takıl..

içeri girdim..

Tam bir deney ve gözlem alanı benim için.. müthiş şaşkınım, ama bu öyle tecrübesizlik ya da acemilik tadında bir şaşkınlık değil…

18 ini doldurur doldurmaz, cebinde bayram harçlığıyla sikişe gelen ergen değilim neticede..

Ama..o manzara..o kolektif yapı..ilk kez gören her insanı şaşırtır diye düşünüyorum be azizim.. bildiğin site ulan burası
Evler, içlerinde, pencerelerden izleyebileceğiniz, gudik gudik hareketler yapan kadınlar..

Seç beğen al…

Tam bir et pazarı..

insanlığın çöktüğü, bittiği yerler buralar.. hepimiz et parçasıyız şu an da..şu mekanda…birileri, 250 gr diye nitelenen apış aralarına sosisleri alarak hayatını kazanma peşinde..

Birileri de iki etin arasına bir et sokma derdinde, cebinde parasıyla gelmiş işte…

Biraz dolaştım..her zaman gelebileceğiniz türden bir yer değil zira burası..her sabah gittiğim kampus bahçesi değil..o yüzden biraz tadını çıkarmak, gözlemek, izlemek lazım…enjoy it!..

Biraz sonra, nihayet saçları permalı, 20 li yaşlarının sonunda gibi görünen, diri vücutlu bir kadının hünerlerini sergilediği camekanın önüne geldim..

Sanırım aradığım bu..uzun boylu, kalın kemikli.. dolgun…iyi güreşilir bununla..

Kapının önündeki pezevengine göz ettim..

“kolay gelsin..” (!)

“eyvallah..”
o değil de, hani böyle bilinçli bir şekilde geliyorsun ya hani, sanki sınava gireceğin salona gider gibi, aklında tamamen bu işe konsantre bir şekilde geliyorsun,
hah işte, ondan mıdır nedir, benim ufaklık daha şimdiden (karıları öyle yarı çıplak memeli baldırlı görünce) bokseri kafalamaya başladı.. sakin lan.. sanki ilk defa yapıcan..dur hele?..

“sarışın olanı beğendim, ne kadara?”

Uff.. muhabbetin salaklığına bakar mısınız.. kusucam şimdi..

“muameleli 40..düz 30..”

Bana bir gülme geldi beyler…son anda gırtlaktan çıkarken yakaladım, bastırdım…ahaha.. muameleli mi? x) kelimeye gel..

“saati ne kadar?” dedim ben bu sefer.. biliyorsunuz benim işim öyle 1 postayla bitmez..

“saatlik değil de, kırk dakikasına 70 lira olur”

Kırk dakika mı?..oldu olacak kırk beş dakikadan bir devre oynayalım aq, bir de hakem koy, tartışmalı pozisyonları değerlendirsin..

Muhabbet git gide salaklaşmaya başladığı için, ki adam da beni taşağa mı sarıyor bilemiyorum, fazla uzatmadım..

“tamam o zaman..70 liralık..”

Üstüne bir 70 daha koysam rusa giderdim lan zaten..de neyse..bu karı da fena değil.. muamelesi midir nedir, o da iyiyse, parasının hakkını verir işte (:

http://fizy.com/#s/1704dl 

..içeri geçtim..kadının yanıma yaklaşınca daha da fena kurdurdu benim ki..kesin dakika bir gol bir yapıp rezil edecek beni amk..

Ama çok garip bir his be abicim…biliyorsun işte…birazdan sikeceksin, şu anda önünde kalçasını hoplata hoplata, ayakkabısının topukları tıkırdayarak merdivenleri çıkmakta olan kadını..vermişsin parasını, sikiceksin yani..cık cık…hayat çok tuhaf, vapurlar filan…

Odaya girdik..vasat bir otel odası gibi..köylük yerlerde “çeyiz bakma” işlemi yapılan sikindirik, varoş süslemeli odalara benziyor..

Beklediğimden iyi çıktı ama yalan değil..hem kadın, hem mekan..

Ben, ne bileyim, böyle kerhane filan deyince, merdiven altı, pis, kokuşmuş, uğur Dündar ve arena ekibinin devamlı basıp durduğu imalathanelere benzer yerler bekliyordum açıkçası..

O kadar da kötü değilmiş be?..eh artık haftada bir geliriz..

Nah..

“ben soyayım mı seni?” dedi kadın..

Soy amına koyim..muz soyuyorsun sanki..

Benim bir şey yapmamam gerekiyormuş alperin dediğine göre, parasını vermişmişim o kadar, karşılamayı karıya bırakacakmışım..

Eh bıraktık..

Kadın gömleğimi çıkardı, pantolonumu indirdi, ayağımdan attım, bokserin üzerinden birkaç kere yokladı tsigalko jr. ı, fazlaca sertleşmiş halini görünce içinden kesin “işte bir acemi daha” diye geçirmiştir..siktirsin ordan..ne düşünürse düşünsün, ben işime bakarım..o da performansıma baksın..ya da daha doğrusu aldığı paraya diyelim..sonuçta bu onun işi öyle değil mi?..iki taraf da fazla bir şey beklememeli birbirinden..

Omuzlarıma dokundu, göğsümün üzerinde gezdirdi ellerini, hala ayaktayız..bokseri de sıyırdı..bizimki kendini zor attı dışarı, flap diye fırladı resmen, hani böyle, kopup gidebilse gidecek hani..roket misali..

Birkaç kez daha sıvazladı bu..ben dalga kadının elinde bir vaziyetteyken yatağa doğru meylettim..şu, casting faslını geçelim be yavrum..işimiz var hadi..saat işliyor..

Yatağa geçerken, bu sarıldığı yarağı bırakmamakta ısrarlı bir halde saksoya yattı..argo tabirlerimi mazur görün..böylesine rezil bir şey için “güzelleme” kasamayacağım bu gece..

Sakso istemedim, “olur mu öyle?” diye ısrar etti..sanki misafirliğe gitmişim de, ev sahibinin ikram isteğini reddediyorum anasını satayım..

“olur olur” dedim, hatunu kollarından yakalayıp üzerime doğru çektim..ellerini kurtarıp kendisi tırmandı..lan bak..70 kağıt bayıldım zaten, bir de tafra yapma bana amına korum senin..neyse zaten o amaçla buradaydım sahi demi?..

Tekrar kavradı tsigalko jr. yi, yine ileri geri sıvazladı biraz ayran çalkalar gibi, sonra da kendi cinsel organının üzerine, yanlarına sürtmeye başladı..elimi attım alt tarafa, ıslanmasına yardımcı olmak için dokunmaya başladım..klitorisini ve dış çeperlerini (büyük dudak) yoklamaya başladım vajinasının..

Ne kadar da mekanik..oysa bunlar, sevgilileriniz ya da fuck budy lerinizle sevişirken kendiliğinden gerçekleşen şeylerdir..

Ama burada, işler tamamen yapay ve imitasyon şekilde yürüyor..diyorum ya, aşk istiyorsanız, yanlış yerdesiniz..

Bense, olabileceğim en doğru yerdeyim sanırım kendi adıma…hele şu sikiş bir başlasın da artık..

http://fizy.com/#s/193lf2 

Bu gene giriş faslını fazla uzatınca, artık icraata geçmek adına, “sen alta geç” dedim buna, üzerimden kaydırdım, yan çevirdim önce, sonra da sırt üstü yatırdım..bacaklarının arasına girdim..az önce camın arkasından bana göz kırpan memeler, şimdi yarım metre mesafeden el sallıyorlardı..kadının üzerine yüklendim, dalgayı içeriye kaydırdım..o eşsiz hissi, junior un tepesinden, ense köküme kadar hissettim..

Ilık..ıslak..

Fakat alışageldiğim kadar dar değil bu kez..temas yüzeyi biraz daha az gibi..misal, nerede birkaç gece önceki cerenin bacak arası..nerede bu karının ki..

Yine de seks, sekstir..

Genelde romantik dokunuşlar yapmaya alışkın parmaklarım, bu kez hoyratça saldırdı memelere..sıcak ve kibarca öpen dudaklarım, bir çift giyotin oldular..

Ve tamamen mekanik bir şekilde, dakikalarca, sanki kolbastı oynar gibi tepine tepine gidip geldim zavallı seks işçisi, emektar, yüce insanın üzerinde..

Arada bir durdurdu beni ısrarla..acırmış öyle..

Bir süre sonra ters çevirdim, bu kez malumunuz köpekleme pozisyonunda, köpekler gibi gidip geliyordum..kalçasının kenarlarından, sanki yular yakalamış gibi yakaladım..hep özendiğim o ferregrafik “çat çut, şap şup” seslerini elde etmeyi bu kez başarmıştım…çok çılgınca bir şey lan bu?..wuhuu…ata biniyorum beyler!

Son olarak bir de yanlamasına aldım bunu, kalın bacağını omuzlamak sandığım kadar kolay olmadı..ama muazzam bir pozisyon zenginliği sunuyordu paralı sikiş size..sevgililerinize yaptıramayacağız akrobatik atraksiyonları yaptırabiliyordunuz..

“kız lezbiyendi aslında, benle bir kere bi sevişti, artık hetero oldu sayemde zaaaa” diyerek bir şeyler ispat etmeye çalışan ergenler gibi konuşmak istemiyorum, 
ama müşterilerinin yüzde doksanı, belini doğrultmaktan yoksun, göbekli, götündeki kıllar kadayıf olmuş kamyoncu kılıklı heriflerden ve 20. Saniyede boşalan, ardından ağlayan genç irilerinden oluşan emektarımız, benim dinamizmim karşısında farklı bir tecrübe yaşıyor gibiydi..

bir noktadan sonra, hangimiz profesyonel karışmaya başladı…ben, çıtımı çıkarmadan, en ufak bir duygu kırıntısı dahi göstermeden, saatin çarkı gibi takır takır işledikçe, bu kendinden geçti..ara birde salak salak benimkini içerden çıkarttırmasa daha iyi olacaktı ama diyorum ya, alışkın değil..

aslında senin bana üste para vermen lazım lan..sayemde boşalırsan filan bir de, pezevengine söyle paranın yarısını iade etsin..bak biz devamlı müşteriyiz, çevremiz çok (:

şaka bir yana…kendi kondisyonumdan ben de memnun kaldım..hele ki, bugün ölümüne bir kavga için kaslarımda birikmiş glikojenin ve salgılanan adrenalinin böylesine güzel bir amaç için harcanıyor olması..daha da keyif verici olmuştu benim adıma..

bir yerden sonra kaslarımın yanmaya başladığını hissettim..nefeslenme zamanı..hem, zaten kaç dakika oldu? Bitmesin lan bir de çat diye,

“abi, masa ikiyi 10 dakka daha uzat” mı diycem adama..

Daha da iki posta atabildim..hat-trick olmazsa yazık olur..

Kadının tepesinden inip ben uzandım bu kez..hadi bakalım, top sende..

Hatun ruhsuz bir şekilde git gel yapmaya başladı üzerimde..ımm..bu şekilde sabaha kadar boşalamam ben..yine alttan matkabı çalıştırıp reaksiyonu hızlandırdım.

Nihayetinde işim bitmiş, yatakta huzura ermiş bir şekilde yatakalmıştım..



next--->
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=