melihkagan

part62

"yook yaa..hep yalnızlık yavrum, yalnızlık ömür boyuuu x)"


gene gülüşmeler,

"sana birilerini yakıştıralım ya olmaz böyle, yalnızlık allaha mahsus derler :p" diye araya girdi alper, aferin, böyle benim saflarımda yer al,

"zor be alpercim.. senin tuzun kuru tabi :p"

"ya mesele birini bulmaksa, zor değil de, aradığını bulmak zor tabi, o yönden haklısın, tuzum baya kurudur x)"

"şuna bak ya, havalara bak x)"

alper öyle "aradığını bulmak" lı laf edince, diğer iki kız da hemen tav olup muhabbete balıklama giriştiler, klasik dert yanmalar, "adam gibi adam yok" "erkeklere güven olmuyor "türk erkekleri çok rerörerö" amk zillileri..

benim buse'm hiç bir şey demeden, utangaç utangaç sırıta sırıta, konuşan bu çatlakları izliyor, o öyle anlamlı anlamı gülümserken, benim, ona bakan gözlerimle karşı karşıya geldi, gülümsedik karşılıklı,

"ne diyo bunlar ya? :p" dedim ona doğru eğilip sadece ona duyuracak şekilde, masada çıkan ve alperin üçe karşı bir şeklinde savunma yapmak zorunda kaldığı "erkekler şöyle-kadınlar böyle" savaşına atıfta bulunarak,

güldü, "gençlik işte :p" deyip başını sağa sola salladı şakasına.. böyle sıcak ve samimi tepkiler vermeye başlaması içimi pır pır etti..

"senin de tuzun kuru galiba :p" dedim, "muhabbete katılmadığına göre x)" 

eh, anca bu kadar çaktırmadan sorabilirdim ne yapayım.. yanıyorum, tutuşuyorum, kafayı yiyorum, ya sevgilisi varsa diye..

yine kibar, utangaç gülümsedi, "yok, yaş benim tuzum" deyip dudakları bitişik kafa salladı ileri geri "eyvahlar olsun" dercesine, gülmeye başladık..

"yeaaa tamam uğraşamıyorum sizle ben arkadaş, benim sevgilim var, keyfim yerinde, eaallahh allah yeaa" deyip isyan etti sonunda alper şımarık şımarık gülerek, kızlar buna "sen görürsün" minvalinde sahte tehditkar ifadelerle bakıp homurdandılar, "ah bu erkekler yok mu bu erkekleer" 

çok fenayı demi.. öyleyiz valla..ama işte aşık olmaya görelim.. damdan düşmüş saksağana dönüyoruz.. belimize yediğimiz kazma da cabası..

http://fizy.com/#s/1d78iv 

bir süre daha böyle geyikler devam etti, demin de dediğim gibi, başta kızmıştım bu mevzulara girdiğimize, ama şimdi şükran ile gözlerinden öpmek istiyorum gülşenin de alperin de, lan, kızın sevgilisi yokmuş duydunuz mu? heooooaaaa!!

birinci ağızdan (mecazi de olsa) aldığım bu haberin de sarhoşluğuyla sandalyemde kaykıldım biraz..ooh... bu bana 1-2 gün yeter artık..kızın sevgilisi yok olumm!..yalnız o da..benim gibi..

biz artık masadan kalkmaya yakın, nuriş geldi kantine, hemen alperle benim omzuma ellerini attı,

"naber kızlar " diyerek sınıfının hatunlarına da selam çaktı,

"aha bak geldi bi tuzu kuru daha" diye laf attı gülşen, gene güldü bütün masa, garibim nuriş muhabbete fransız tabi, saf saf bakındı,

"ne tuzu ya? noldu (: ... kankaa..hazır mısın bu geceye (:" deyip omuzlarımı sıktı,

"bomba gibiyim :p"

"ne gecesi lan?" dedi alper gözlerini kırpıştırıp,

"aga programımız var ya bu gece..bilmiyon mu? ayıp ettin ... özledim be 1 aydan fazla oldu demi abi çalmayalı?"

"aynen, özledim ben de valla (:"

ah ben senin ağzını öpeyim güzel kardeşim benim, lan ne iyi ettin de açtın bu mevzuyu..aslanım nuriş, adam be!

"aa, çalıyo musunuz bu gecee?" dedi diğer kızlardan biri, 

"nurişle tsigalko canlı müzik yapıyorlar" diye bilgi verdi gülşen, olayı kavramaya çalışmakta olup meraklı gözlerle bakan buse ye,

"aa, ne güzel (:" dedi kız içtenlikle,

"iki arkadaş daha var" dedim,

"aynen, dört kişiler, grup, klarnet filan var, süper (: salı günü gittiğimiz kafe vardı ya? orası " diye bilgilendirmeye devam etti gülşen,

"hıı, iyiymiş ya" dedi kız gözleri gülerek, "ne çalıyorsunuz siz?" dedi,

"ben gitar" diye elini kaldırıp sırıttı nuriş,

"sen tsigalko?" diye bu kez tekil olarak sordu ben cevap vermeyince,

"ben..valla ben bir şey çalamıyorum ya (:" deyip güldüm, palmface filan yaptım utanmış gibi

"arkadaş solist, sahnelerin gülü :p" diyerek elini sırtıma attı alper..

"hıı" deyip yeniden gülümsedi buse..aah ah..içime kelebekler doluyor senin dudakların yukarıya doğru her meylettiğinde..bahar gibisin..erkenci bir bahar..benim baharım..

"gelirsiniz bu akşam dinlemeye?" dedim cesur bir şekilde atılarak,

ben buseyi hedef alarak söylemiştim ama, bizim sakin, kibar, hanım kızımız bir şeyler söylene kadar, gülşen çoktan atladı,

"geliriz ya (: ..ne dersiniz kızlar? ilk programınız demi bu daha bu dönem?"

"evet"

"kalabalık olabilir, baya özel seyirciniz var biliyorum, özellikle o sol taraf, komple fanlarınız gibi sanki :p kızlar mızlar x)"

lan sus be..şu beni genç kızların yeni sevgilisi popçular gibi gösterme merakı niye..

"gelin gelin muhakkak" dedim, gözlerim yine busede..bizim kız yine bir şey demedi, sadece gülümsemekle yetindi, "hep beraber gelin mümkünse" diye devam ettim, hala gözlerimi ayırmadan, yüzüme kocaaa bir gülümseme de ekleyerek..

nihayet,

"olabilir ya, kızlar, gelirse" diyerek konuştu buse..

gelin abi..allah için..

lan gene bir umuttur, gazdır doldu be ciğerlerime..helyum balonu gibi oldum anasını satayım, uçtum, uçucam..

kantinden ayrılıp sınıflarımıza doğru çıktık, ben öğleden sonraki son iki dersime kendi sınıfımla gireceğim artık..kahretsin ki buse ile olan güzel zamanlarımın kesintiye uğrama vakti..

ellerim ceplerimde, avare gibi, deli, divane gibi, sırıtaraktan girdim sınıfıma..geçmek bilmez şimdi zaman..olmaz bir türlü akşam..

panpalar 2 part daha atalım bitirelim bu gecelik

@ c k jack, panpam ben de bilmiyorum ne yapacağımı, kimisi hiç bitmesin diyor, kimisi çok uzadı diyor, amk yazıyorum işte kendi halimde ne istiyonuz la? (:

entry kasma başlığı olarak düşünün burasını madem, up up up (:

o toz pembe dünyadan biraz sıyrılınca, gerçekler ve kaygılar da hemen hücum etmeye başladı tabi.. kıza gel dedim, ısrarla, özellikle..ya gelmezse?..

ya gelirse?

lan, bir aydır prova bile yapmadık.. bazı şarkıların sözlerini bile unutmuş olabilirim..hem bir de ısınmış değiliz zaten..ya saçmalarsam? ya detone olursam.. cık..üüfff..ilk günden rezil olucaz anasını satiyim yaa..

kesin heyecan yaparım ben, o bana bakarken söylersem.. hele bir de gülümserse.. sıçtık ki ne sıçtık..ne yapıcam ben, nasıl hazırlıycam şimdi kendimi akşama kadar?..

nilayın yanına yöneldim her zamanki gibi, ama neco oturuyor.. bunlara göz kırpıp başka bir yere doğru yürüyordum ki, 

"hişt, aga, gel gel"

"yok olm oturun siz, arkaya geçicem ben"

"ya gel bee, ben geçicem arkaya, sıkıyor beni bu ders, kitap mitap okuyorum, hoca görmesin, takar makar.. :p"

"ee.. iyi abi madem de.."

"geç geç"

kalktı bu, ben nilayın yanına geçtim, "köşe benim olsun mu? x)" diye sırnaştım,

"bilmiyorum, masada konuştuklarınızı benle de paylaşıcaksan olabilir "

"anlatırız yaa ayıpsın "

"eh geç bakam hadi (:"

duvar kenarına attım kendimi..4 saattir buse nin hatrına orta sırada oturuyorum, kendimi uzay boşluğunda gibi hissediyordum emeniko..

"hızlısın bakıyorum ya, ilk günden masasına oturmalar, muhabbet filan da koyuydu gayet :p"

"aynenn, valla çok şansıma oldu ortak çevreden çıkması..(:"

"öyle oldu evet.. gene iyisin (: ... sen ciddi ciddi seviyosun be bu sefer? öyle mi?"

"seviyorum nilay.. ciddi ciddi.. nasıl böyle bir bok yedim ben de anlamadım ama, bildiğin.. nakavt yani (:"

"cık cık (: ..ne güzel yaa.. kıskanıyorum seni şu an"

"darısı başına güzelim "

"amin amin.."

hoca gelince, eski usul anlaşma metotlarımızdan olan, kağıda yazarak, kısa cümlelerle konuşma taktiğine döndük..o sordu ben söyledim..

bir şekilde zaman geçti gene, nilayla da zaman geçiyor be, hakkını yemeyelim kızın, ayrıca şu ürkek ve titrek, aşık ruh halime kattığı güven duyguları da cabası.. kralsın nilay, helalin var

akşamüstü eve varınca, hazırlanacağımız saate kadar açıp bilgisayarda vurmalı kırmalı oyunlar oynayayım dedim, başka türlü içimdeki kıpırtıyı bastırabilecek gibi değilim, bari üç beş adam vurak da azıcık serin kanlılık oluşsun üzerimde.. yeaa..soğukkanlı katil tsigalko.. head shot! go go go..

sanal adamları kovalarken göz ucuyla telefonumun titreştiğini gördüm,

oyunu dondurup gelen mesaja bakınca, bir kez daha etrafımdaki şekerden bulutlar dağıldı, çıplak gerçek, zımparalanmamış bir kalas gibi indi kürek kemiklerimin arasına, ciğerlerim ağzıma geldi..

burçin,

"daha gelmedin mi şehre?" diye soruyor..

vay amına koyayım vay... sen vardın demi..bir de sen vardın.. unuttum ben seni.. komple aklımdan çıktın... lan.. şimdi, sen de nereden çıktın??

başım ellerimin arasında sıkıntıyla ne yazabileceğimi (ya da yazmayacağımı) düşünmeye başladım.. heey anasını ya..

ne diyeceğim ki ben şimdi bu kıza?..atsam atamam.. sövsem sövemem.. kalbini de kırmak olmaz bu saatten sonra, çünkü ben de seviyorum.. benim de kalbimi kırarlar yoksa... ulan..bir de öptük kızı demi..iyi bok yedik..son son iyi halt ettik yani... o son öpücük olmasa, gayet kolayca sıyrılabilirdim işin içinden, "ne var aq? ben sana bir şey vaat etmedim ki?" der geçerdim..

ama öptüm lan kızı.. bildiğin çat diye yapıştım dudaklara.. elini melini tuttum..

oof..of..önceden yediğin hurmalar, şimdi götünü tırmalar işte böyle tsigalko.. ayıkla pirincin taşını..

"geldim" yazabildim sadece, dakikalarca süren muhakemenin ardından..

"iyi, bu akşam çalıyorsunuz sanırım, uygun olursan konuşalım"

ıaaaaa ıha ıha ıhaa.. ağlıyacam yaa..

şakaklarıma masaj yaparaktan düşünmeye devam ettim.. ulan bütün gecemin, planlarımın, umutlarımın içine edecek bu gidişle bu kız..

ama..bi dakka..

belki de, bu, bir çeşit final konuşmasıdır? ha? bitirecektir aramızdakileri? zira ben sapık, saldırgan, sikiş düşkünü, ırz düşmanı adamın tekiyim demi? yani.."biz ayrı dünyaların hede hödö laga luga" diyecek belki de?

olabilir..iyi de olur doğrusu..

ama yine de, orada, herhangi bir masada, benim yandığım kız dururken, gidip bunun masasına (yaa bu oldu şimdi demi, hani bebekti, çiçekti.. işte erkekler böyle dostlar.. aşık olunca dünyayı gözü görmez.. takıldıklarımız, hoşlaştıklarımız, çıktıklarımız, çaktılarımız bir yana, sevdiğimiz bir yana.. böyledir bu işler bizim kitabımızda.. holy shit tabi..) nasıl oturucam?..

sonuçta, ben gidip o masaya oturduktan sonra, o eylemi yaptıktan sonra, artık aramızda hangi konuşmanın geçtiği önemli değil ki? buse, benim, gidip oraya oturduğumu görecek sadece..

pff... 

burçin e "gelme" , "bu akşam olmaz" bilmem ne desem, innnadına gelir, öyle de bir karakter çünkü..

ne bok yiyeceğim ben şimdi beyler?..kesin çakışma yaşanacak bu gidişle..

burçin i siktir et, deseniz, onu da yapamam işte, açıkladım yukarıda..ben de seven, isteyen, arzulayan bir konumdayım çünkü şu anda, ben birine böyle davranırsam, benim sevdiklerim de bana öyle davranır sonra.. karma diye bir şey var..

gerçi o karmaya göre, benim şu an kazığa oturtuluyor olmam gerekirdi ya, neyse..

ne yapıcam lan..

ne yapmalıyım..

ne yazıcam ben bu kıza şimdi..

fikir verin.. yardım edin bre.. tutun kollarımdan!..düşmeye başladım yine..

herkeşlere iyi geceler panpalar,

yorumlarınızı esirgemeyin, görüşmek üzere

herkese selamlar (:

elde olmayan teknik problemler nedeniyle birbirimizden uzak kaldık bir süre, bu gece biraz yazmalıyım sanırım (:

ama kafam kazan gibi, pek iyi performans veremeyeceğimi düşünüyorum, yine de elimden geleni yaparım.

buçuk gibi başlayalım

http://fizy.com/#s/16bmgv 

..ne diyebilirim ki beyler? gelme diyemem..zaten inadına gelir.

şöyle bir düşündüm, şimdi, bu kız, nasılsa beklemeye alışkın beni demi masada? eh, o zaman, ben gerek program arası, gerekse sonrasında önce buse lerin masaya (tabi gelirse, kendi kendimize gelin güvey de olmayalım demi) uğrarım, sonra da, bunu sanki yeni görmüş gibi, bizim kızlardan izin rica edip yanına giderim "bir meraba diyeyim" bahanesiyle.

o arada da konuşuruz işte..çok da uzun konuşacağımızı sanmıyorum. 

hem kızları da kıllandırmamış olurum?

evet evet..plan bu.

"tamam o zaman akşam programdan sonra konuşuruz bir ara" yazıp yolladım.

iplemez, artistçe tavırlar hoşuma gitmiyor ama, söz konusu buse ile mutluluğumuz olunca, alayına posta koyabilitem var, üzgünüm..her koyun kendi bacağından asılır aq..

"peki" yazmış sadece cevap olarak..

oyunun başından kalkıp kendimi yatağa attım, üzerime bir ağırlık, is çökmüş gibi sanki.. ulan iki dakika içinde, bütün yaşam enerjimi emdin be kızım..ne gubidik bir şeymişsin sen böyle anlamadım ki? varlığın ayrı dert, zamanında yokluğun ayrı dertti..

artık tek istediğim, senden ve sana benzer eski günahlarımdan silkinebilmek.. arınmak..kurtulmak..

tövbe edeceğim.. vallahi de, billahi de tövbe edeceğim beyler..her tövbekarın da günahkar bir geçmişi yok mudur zaten?

ben, aşk yolunda aziz olmaya hazırım.. buse olan duygularım haricindeki, her türlü sevgi-nefret-intikam-hırs duygularımı, gözümü bile kırpmadan bağışlarım..

yeter ki onunla mutlu olayım..

... 

her hikayenin bir finali, her yaşanmışlığı bir nedeni vardır derler ya..işte.. benim finalim.. uğruna her türlü bedeli ödemeye razı olduğum ödül, tam önümde duruyor..

tam karşımda..

inanılır gibi gelmiyor hala, acaba yatakta uzanırken uyuyakaldım da, rüya mı görüyorum? yoksa sahiden geldi mi? beni dinleyen kulaklar onun kulakları.. beni izleyen gözler, onun gözleri.. gülümseyen dudaklar, onun dudakları..

sahneye çıkıp, tanıdık nameler eşliğinde gırtlağım elverdiğince ahenkli sözler zikrederken, masada arkadaşlarıyla oturmuş, tatlı tatlı bana eşlik eden sahiden o mu?

..harbiden de kalabalık oldu bu gün kafe, e tabi, sınavlar yok, dersler hafif, dönem başı daha, ipini koparan gelmiş,
ben kızlar için her ihtimale karşı bir masa reserve ettirmiştim kendi insiyatifimi kullanarak (bak hele insiyatifi de varmış hehe) neyse ki geldiler, buse, gülşen ve üç kız daha.. maşallah abi.. orduyla geleydiniz? mancınık, kafacı filan nerede?

korktuğum gibi olmadı pek.. soğuk olduğumuz, dikkatli (ve önceki performanslarımızı dinlemiş olan) kulaklar tarafından fark edilebilirdi evet, ama yine de 1 aylık araya ve sıfır provaya göre iyi idare ettik..

program arası verildiğinde, önce koşar adım tuvalete gidip atlet değiştim gene..bu sefer gecenin sonunu beklemeyedim, aq o kadar kasmış, stres yapmışım ki, bildiğin sürahi devrilmiş gibi sırtıma, belime..

alelacele üzerimi düzeltip tekrar içeri döndüm, bir kaç metre ötede, marla singer vari bir şuhlukta sigarasını tüttürüp, keskin bakışlar atmakla meşgul olan burçin i kale bile almayıp, kızların masasına (ki zaten hemen yanlarında bizim tayfa da var) yanaştım.. hadi bismillah..

http://fizy.com/#s/1ah6d2 

"nasıl gidiyor (: eğleniyor musunuz :p" diyerek selamladım tekrar hepsini, bir sandalye çekip oturdum yanlarına,

"iyisiniz gene hadi " diyerek memnuniyet belirtti gülşen..

"eyvallah ya..ben biraz sıkıntı yaşayabiliriz diye düşünmüştüm ama, epey ara verdim çünkü"

"iyiydi iyiydi , daha devam ediyorsunuz demi??"

"hı hı, bir yarım saat daha çalarız"

"hah, öyle kısa kesmeyin bakiym :p"

diğer kızlar da bir iki bir şey söyledi, onlarla laflıyorum ama gözlerim devamlı buse ye gidip geliyor, hemen karşımda zaten..sen de bir şeyler söylesene be güzelim? beğenmedin mi yoksa?

"hişşt..gülüm?"

tolga sesleniyor yan taraftan,

"ooh, kızları gördün tabi, bizi hiç sallama x)"

millet gülüştü, ben utanmış pozu yaptım,

"sana sonra dönücem ben, evde özel seans "

gene şamata..

hay amk..iki çift laf edemeden dönücem şimdi sahneye ha..acaba direkt sorsam, özel olarak bir şeyler söylesem, çok mu amelece olur?

dayanamadım..

"beğendin mi?..buse..cim.. (:"

"tabi ki (: söyledim ya ilk sorduğunda (:" deyip kocaman gülümsedi,

"ha?..gürültüden şey edemedim demek ki(: ..programdan sonra..takılırız? hemen gitmiyorsunuz demi?"

"yoo..kızlar ne zaman kalkarsa işte (: takılırız ya :p" 

allahım ölücem galiba..

"tamam (: ..ee..benim dönmen lazım.. (: ..sahneye (:"

"tamam hadi koş (:"

ağzım kulaklarımda sandalyeden kalkıp sahneye seyirtiyordum ki, aniden, sanki görünmez bir güç, gerisin geriye itekledi beni, yine o aynı görünmez güç, ağzımı açtırıp, bana,

"sıradakini sana özel söylüyorum :p" dedirtti..

ne güç ama..

kız, 

"aa? peki bakalım (:" dedi yarı şaşkın, yarı utangaç gülümsemesiyle..masadaki kızlar filan hep kaş göz yapıp güldüler..

lan..tam apaçilik ha şu yaptığım..tam yani..cık cık cık... ne biçim hareketler bunlar ya... başka biri böyle yaparken şahit olsam, ya da dizide mizide görsem "bak bak, yavşağa bak yavşağa" diye yaftalarım..ama demek ki aşk böyle bir şey..dengem kaydı lan resmen..çocuklaşıyorum..saçmalıyorum..aslında iyi bile dayanıyorum..

ve işin kötüsü, şimdi hangi şarkıyı çalıp söyleyeceğiz onu da bilmiyorum..ister misin bir "osman aga" girişi patlatsın klarnette bizim ömer? ahahaha..daha romantik olamazdı her halde (:

sahneye geçtim, hemen ömere,

"abi dur..dur..ne giricez?"

"slow gidelim ya bundan sonra..ilk günden fazla zorlamaya gerek yok?"

"aynen..ya..böyle..düzgün romantik bir şarkı lazım abi"

"? (:"

"ya..bir halt yedim de ben.."sıradaki şarkı, benden birine gelsin" muhabbeti..anladın işte.."

"haa aa? (: tamam ya..ince durumlar (: ..ilkay, nuriş, duydunuz mu? :p"

"(: tamam abi ne çalalım sen söyle.."

"olm bilmiyorum ya..üff..nerden dedim aq..ne çalabiliriz ki? böyle çok aşklı böcüklü bir şey olmasın lan? daha kızla tanışalı 2 gün oldu :/"

"vay anasını (: ..tamam ya..beyler..tsigalko..sezen aksu?"

"ıı..olabilir? hangisi?"

http://fizy.com/#s/1ai0po" ;

"ooh? abi bu çok şey..ya olmaz"

"olur olur..sözler kafanda? başlıyoruz? ritim gir abi sen.."

"ya beyler..valla bak.."

sözümü bitiremeden müziğin sesi başladı..benim sesimi bastırdı..klarnet, gitarın ritmi, baterinin temposu derken kendimi şarkının içinde buldun..eh lan tsigalko..yaptın bir ergenlik, ver şimdi hakkını hadi..mal..

şarkıyı icra ettik.. yalnız bana öyle bir ateş bastı ki, anlatamam.. gözlerimi yerden kaldıramadım zaten, bakmaya korkuyorum masaya..ah sikiyim ya..böyle bir barzoluk var mı arkadaş.. oldu olacak, bir de kolundan tutup "ya benimsin, ya kara toprağın" filan de de, tam olsun.. bu ne aq..

resmen suistimal ettim ortamı..

sonraki yarım saatte, ara ara cesaretimi toplayıp bakabildim etrafa..onu da yakaladım bir iki kez sahneye bakarken, ki bundan daha normal bir şey olamaz zaten..tam da şey edemiyorum ki..bakamıyorum hani yüzüne.. hangi ifade var..ne düşünüyor, çakamadım..

ulan ömer.. ulan nuriş.. alacağınız olsun be..başlamadan biterse bu iş, o klarnet ile gitarı götünüze monte ederim bunu bilin..

slow dedik ama, giriş parçasındaki agresyon ve gazı da alarak, imalı-atarlı-şehvetli şarkılar silsilesi geldi peşi sıra, program bittiğinde kendimi konsomatristen hallice hissediyorum anasını satayım, şöyle hatunların bol olduğu bir masaya gidip, kucağa otursam, "ahahaha naber güzelleriimmm" deyip yanaklarından makas alsam sırıtmaz yani..

ya da ben mi çok büyütüyorum acaba.. sonuçta şarkılar, her zamanki şarkılar zaten.. repertuvar..şu repertuvarı da değiştirelim bari ya..olmaz böyle... fazla seksi... sonra hep aşk-meşk imaları şarkılar paso... yok yok.. ilahı koyucam listeye ben iki üç tane.. başka türlü olacak gibi değil..

nihayetinde program bitti.. sahneden indik, ben gene götümden soluyorum stresten dolayı.. amma kastım lan.. hiç böyle olmazdı bana halbuki? ..acayip bir gerginlik var üzerimde.. kalbim çarpıntı yapıyor sonra arada bir.. panik atak mı oldum, ne bok oldum bu genç yaşımda anlamadım ki..

gittim yüzüme bir su çarptım hemen.. aynanın karşısında içimden 5 e kadar filan saydım... oh..sakinim... sakin... camooonn meen.. gidiceksin o masaya... oturacaksın.. konuşacaksın abi? kendin ol..kendin olacaksın... gece boyu.. muhabbet..en az 1.5 saatin var önünde.. hele biraz da muhabbeti kişiselleştirebilirsen var yaa... altın değerinde dakikalar bunlar.. gece de sen bırakırsın yurtlarına... ayrılırken belki sarılırsınız kibarca... mutlu uyursun bir gece daha... hadi.. hadi aslanım.. göreyim seni...

tuvaletten bir çıktım.. robot gibi.. nasıl bir konsantrasyon halindeyim ama var yaa, bilemezsiniz..

türkiye-ilgiltere maçındaki milli marş okuyan alpay özalan bir, ben iki.. öyle delice bir motivasyonum var.. sanırsın az önce kadir inanır mesaj çekmiş..

yeniden kafeye döndüm, selam verenleri selamlayıp, etrafa gülücükler saçarak ilerledim, erken kaçan ilkayla vedalaştık, önümüzdeki hafta içi bir stüdyo yapalım gibisinden ayak üstü sözleştik.. neyse, gittim oturdum gene yüzsüz yüzsüz kızların masasına..

ilk bir kaç dakika geyikler döndü işte diğer kızlar ve bizim çocuklarla.. zaten buseye doğru bakamıyorum böyle direkt olarak.. utanıyorum aq..

daha fazla dayanamayıp sonunda gözlerimi yüzüne çevirdim, göz göze gelinde otomatik olarak gülümsedim..o da aynı şekilde karşılık verdi..bir kaç saniyelik sessizlikten sonra, beni şaşırttı ve konuşmaya başladı,

"şarkı için teşekkür ederim (:"

sobaya dokunmuş el gibi irkildim bir an..yüzüne baktım, gözlerin alay, sözlerinde ima aradım... ama yok... gayet sakin ve samimi görünüyorlar?

"rica ederim (: ... sırada..o varmış.. mış..(:"

"anladım" dercesine kaşlarını oynattı.. yine bir ima, yaramazlık var mı bu hareketinde diye süzdüm aklımdan görüntüyü..yok lan... vallahi yok.. kızda, en ufak bir dirty lik, en küçük bir nasty lik yok? ne bir oyunbazlık, ne bir ayar verme hali..oha lan.. nasıl bir insansın sen ya? insan mısın gerçekten?..nasıl bir kızsın sen... olamazsın... en iyi ihtimalle melek filansın...

zamkiler, iki part daha atayım, kaçıcam.. başım boynuma ağır gelmeye başladı.

http://fizy.com/#s/1ahk2x 

biraz daha sessizlik oldu..ben, konu açayım ya da bir yerden pas gelsin diye adeta çıldırıyorum artık içten içe, sonra, buse, bir kez daha konuştu..helal be, sen de kendini aştın bu akşam (:

"haftada kaç gün çıkıyorsunuz?"

"iki gün (: perşembe-cumartesi..perşembeleri 8-10, cumartesi 10-12 (:"

lan bütün secereyi döktün bee..bırak da kız sorsun işte saatleri filan? her boku söylüyorsun hemen, sonra da konuşcak konu yok diye ağlıyorsun anasını satayım..

"iyiymiş (: ..sınav haftalarında ne yapıyorsunuz ama, zor olmuyor mu?"

"vize-final haftalarında sadece cumaları çalıyoruz..daha doğrusu, geçen dönem öyle yaptık yani, yeni başladık zaten (: daha 3 ay anca oldu (:"

"hıı (: baya iyisiniz ama, yıllardır çalıyormuş gibi :}"

"(: ehehe..yok canım..şey, diğer arkadaşlar öyle olabilir gerçi, klarnetçimiz, bateristimiz filan yıllardır bu işlerin içindeler zaten, profesyonel sayılırlar (: , en amatörleri benim, müzik kariyerim henüz 3 aylık :p x)"

"(: e bir yerden başlamak lazım..ne güzel, hobini, böyle, mesleğe dönüştürebilmişsin..gibi? değil mi? x)"

benim mimiklerimi görünce dediğinden emin olamayıp gülmeye başladı..o an masanın karşı tarafına ışınlanıp ölesiye sarılasım geldi, streç film gibi sarmalayasım, içime sokasım..

"ya bunu en fazla bu kadar mesleğe dönüştürebilirim zaten (: , kendi mesleğimi yapıcam inşallah, hayırlısıyla mezun olayım da..ee tabi sen tehlikeyi gördün, sektörden bir rakip eksilteyim istiyorsun demi? :p"

gülmeye başladık..seslerimiz kesilince, bir kaç saniye göz göze kaldık... o kadar belli ediyorum ki ister istemez... kız, kesin anladı abi zaten..bence... baksana, salak salak dalıp gitmeler, şarkı armağan etmeler, sürekli sırıtmalar filan... sadece aşık bir erkek, aşık olduğu kadına karşı bu denli hırbo hareketler içine girebilir..öff..o kadar salak, saf ve zavallı görünüyor olmalıyım ki..allahtan kız iyi de, taşak geçmiyor benle..biraz kötü niyetli bir hatun olsa karşımda ağlatırdı herhalde beni..

kafenin gürültüsü, masaların keşmekeşi içinde, birbirimize ait olduğumuz 10-15 dakika boyunca birbirimize sorular sorduk, kendimizden bahsettik biraz daha..ah..hiç bitmesin o 15 dakikalar..

ama biter işte..her güzel şey gibi, kısa sürer..göt cebimdeki telefonum titredi, aldım, baktım..

"gelecek misin??"

mesajın kimden geldiğini biliyorsunuz zaten..lanet..laneett...

burada mısınız la? valla kalabalıksanız 2+2 iki yapabiliriz yani :p

benim de yazasım var, epeydir, parmaklar kireçlendi ara verince

buse ile, hali hazırda güzel güzel sürmekte olan muhabbetimizi içim kan ağlaya ağlaya sonlandırıp, "ya bir arkadaşıma merhaba diyim ben, gelicem hemen, ayıp olmasın (: kusura bakma :/" diyerek, bin bir mahcubiyetle kalktım masadan... kız, "yok canım nolcak (:" deyip o ölümcül gülümsemelerinden biriyle uğurladı benim..

ah..ah ulan ah..resmen demir atmışsın kalbime.. topraktan sökmek gibi, göğsümü yırtarcasına..abi çekip gider mi lan insan sevdiğinin yanından böyle?..gitmesem de rezillik çıkacak diye korkuyorum.. burçin malı masaya filan gelip çemkirirse?..of of... düşünmek bile istemiyorum... o potansiyeli de var biliyorsunuz.. amını siktimin... bu gece de ne bok diyeceksen de de, siktir git sonra hayatımdan..

bir yandan, geride bıraktığım masaya baka baka, yine klasik, sol taraftaki masalardan birine, tek başına oturmuş olan burçinin yanına ulaştım.. geldiğimi görünce gözlerini dikti, oturana kadar da ayırmadı..vay be..burçini sanki yıllardır görmüyormuşum gibi hissettim ..

karşısına geçtim.. sıkkın sıkkın bakmaya başladım yüzüne.. konuştu,

"meşgulsün gene? her zamanki gibi.." deyip acı acı gülümsedi..

omuz silktim..bir şey demeden bakmaya devam ettim yüzüne.. gözleri derinleşti yavaş yavaş.. yüzünün hatları bulanıklaştı.. kendini kötü hissediyor olabileceğini hissettim..

"sigaranı söndürür müsün?" dedim ters ama kaba olmayan bir tonla,

daha yarısında olan parlamenti kültablasına bastırdı.. ezdi..ezdi.. kıvırdı..hıncını izmaritten çıkardı..

yine bakışmalar..

iyi de, zaman geçiyor be güzelim?..yan gözle buselerin masaya bakmaya çalıştım ama bir şey göremedim..

birazdan rakçılar çıkıp ortalığın amına koymaya başlayınca, sen de konuşmaya başlarsın anasını satayım..

"konuşmak istiyordun?" dedim daha fazla dayanamayıp sabırsızca..

kafa salladı,

"evet?..konuşmamız lazım? sence de öyle değil mi?"

ya..kasma beni lütfen.. gözünün çapağını seveyim..

"evet.. bence de öyle.. dinliyorum seni?" diyerek baskı yaptım..

titreyen elini otomatik olarak sigara paketine attı, bakışlarımı görünce geri çekip diğer eline kavuşturdu..

"tsigalko..bir şey sorucam önce?"

gözlerimi irileştirdim, buyur sor..

"sence bizim aramızda yaşananlar, yaşanış şekilleri.. doğru mu? normal mi yani böyle..bu tarz bir.. ilişki diyeyim.."

"değil" dedim düşünmeden.."normalde kimseyle 2-3 hafta bakışarak iletişim kurmam"

"hıı... yavaş kaldık yani öyle mi?"

"yoo.. mesele, yavaşlık ya da hızlılık değil..bu şekilde olmaz yani.. tarz olarak.. anladın mı?"

"anladım.." dedi kafasını ileri geri sallayıp.. yüzü gittikçe daha da bulanıyor..

"ayrıca kimseyle bu denli polemik yaşamamıştım daha önce.. yani..yaptıkların... kafede bırakıp gitmelerin..son olanları söylemiyorum bile.. sayende bir kaç gün kendimden soğudum.. bana berbat bir psikoloji yaşattın, teşekkürler.."

içimdeki irini yavaş yavaş akıtmaya başlamıştım..o bana kayacak, ben ona kayacağım, nihayetinde de bir daha birleşmemek üzere birbirimizden kopacağız.. sonsuza kadar.. umarım..

oo..baya kalabalığız be (:

peki panpalar, +2 daha yapalım

@tirittim ahahah, millet okumayı bırakıcak la şimdi (:

http://fizy.com/#s/1ahaxl 

"o gece.." dedi miyavlar gibi.."o gece..o şekilde olmamalıydı bence de.."

kıpraşan göz kapakları, içindeki fırtınalı duyguları ele verir gibiydi..rüzgarda sallanan dalla gibi..

"yani" dedim.. "çok..kötü hissettim kendimi, cidden..madem benden bu kadar rahatsız oluyordun, yanında olmama, sana yakın olmama tahammül edemiyordun, o zaman taa başından beri neden uğraştın benimle? bir çeşit, iddia filan mıydı harbi?..hı?..beni tavlayıp tavlayamayacağını mı görmek istedin?..gücünü mü dened.."

"tsigalko lütfen.." artık tamamen koyvermiş gibiydi..nerede o tanıyıp bildiğim, hatta bir ara hoşlandığım güçlü, umarsız, hovarda kadın?..başından beri hikayeydin değil mi?..küçük bir kız çocuğunun kendini kanıtlama maceraları..yazık... 

"öyle bir şey yok tabi ki!" dedi yine mivaylayarak.."ne iddiası..ne oyunu.."

"o zaman?" diye bastırdım..

"ya ben... korktum tamam mı!..rahatladın mı şimdi.." diyerek ağzındaki baklayı çıkardı..

"korktun?..benden?" dedim duyduklarıma inanamayarak..hadi, tamam, öyle olduğunu tahmin ettim ben az buçuk zaten o geceki koşarak uzaklaşan halinde ama, bari yüzüme deme bunu ya..utan azıcık da söyleme böyle..

biraz durup güç topladı..şarj oldu..olduu... sonunda konuşabilecek gibi hissedince kendini ard arda saydırmaya başladı yeniden,

"sen evine geldiğim ilk erkeksin, üniversitede tanışıp..ilişkimi ilerlettiğim tek erkeksin... ben, rahat ya da çapkın gibi görünebilirim ama öyle değilim..anladın mı? ciddi, düzgün bir şeyler yaşayalım istedim.."

"kafe&bar da tanıştığın bir adamla?" dedim alayla..

"neden? yaşanamaz mı seninle öyle şeyler? bütün anladığın si... günlük, gecelik takılmalar mı?!"

"demek ki yaşanamıyormuş baksana..korkutmuşum seni..sapık, abazanın tekiyim işte.."

"ya ben senden korkmadım ki?! benim kurduğum hayale zarar vereceksin diye korktum..yoksa.."

"yoksa ne?"

yüzüne belirli belirsiz bir gülümseme geldi..sonra tekrar hüzünlendi..dalgalandı duyguları... eli ellerimin üzerine uzandı..hemen şimşek gibi çektim ellerimi elinin altından... git lan!..bas git!..

"cık..üzgünüm burçin.."

tek kaşı havada, inanamayarak baktı yüzüme,

ellerimi iki yana açtım,

"üzgünüm... ben, ne zaman senin yüzüne, gözlerine baksam, o gece benden kaçarken ki halini görüyorum artık... eğer söyleyecek başka bir şeyin yoksa, arkadaşlarım bekliyor..masaya dönmem lazım.."

"tsigalko!.." diye inledi,

masadan kalktım..ellerini uzatır gibi oldu, sonra toplum içinde olduğunu fark edip vazgeçti, göt olma ihtimalini göze alamadı (ki büyük bir ihtimal bu)

"tsigalko?!" diye tekrar sitemle, gözleri ateş gibi, dudakları titreyerek seslendi..yüzümü,ne de çok benziyor, benim o geceki çaresiz-şaşkın-zavallı halime halleri... nasıl oluyormuş burçin hanım? güzel mi böyle hissetmek?

ayaktayken, son bir kez daha dönüp, masasına yaklaştım,

"bir de son bir şey diycem, ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün... abi nasihati.." deyip acı acı gülümsedim..oh be..boşalsam bu kadar rahatlamam her halde..senin yüzünden gecelerce gözüme uyku girmedi, haftalarca yaptığın tavırlar ve yarattığın akıl karışıklıklarını saymıyorum bile..oh olsun... 

"daha bitmedi" dedi yüksek sesle arkamdan..sesindeki havayı hiç ama hiç beğenmedim..ne demek lan daha bitmedi? mafya mısın sen?..bir hırsla arkamı döndüm, baktım yandaki masalardan da 2-3 kişi dikkat kesilmiş izliyor..sikerim ağzını eğer buse duyduysa-gördüyse..

etraftaki bakışlardan ve ağzımdan çıkması muhtemel kötü sözlerden çekinerek, hiç bir şey dememeyi tercih ettim..zaten diyeceğimi demiştim..yüzüme "hassiktir lan" ifadesi yerleştirip küçümser bir bakış daha attıktan sonra, burçinin iyice kasılıp nemrutlaşan yüzüne sırtımı döndüm..

bitti..

sıkıysa devam ettir hadi..

yakarım..alayınızı, buse ile arama girecek olanın alayını, yedi sülalesini yakarım...

panpalar, burada kalalım bu gecelik, yarın biraz da ileri sararaktan epey ilerletiriz hikayeyi, 2013 e kadar uzamasın demi yani?

herkese iyi geceler, öpüldünüz

iyi akşamlar herkese, gece görüşmek üzere (:

iyi geceler herkese, başlayalım panpalar

http://fizy.com/#s/3e3b9a 

..yarı sinirli, yarı tedirgin ayrıldım burçinin yanından..lan, nerede arıza, ayarsız tip var beni buluyor be arkadaş..ben de onları buluyorum..sürekli ama sürekli ruh hastalarına denk gelir mi bir insan? hep sorunlu insanlara?

ama ben de öyleyim, farkındayım bunun..yo yo, öyleyim evet..hiç "değilsin" demeyin... benim de o ruh hastalarından aşağı kalır yanım yok..top topu çeker misali (: çekiyoruz birbirimizi..

oysa şimdi?

yılanlardan, çiyanlardan, kertenkelerden ibaret hayatıma, bir kelebek girdi..bambaşka bir şey bu..narin kanatları, nazlı salınışı..zarafeti, güzelliği..göz alıcılığı... bataklıktan hallice olan gönül habitatımda, kardelen misali bir mucize onun varlığı..

buse..aaah..buse..

tekrar kızların masasına döndüm, az önce yaşadığım sinir harbinin deforme ettiği yüzümü gülümsemelerle maskeleyerek burçinin kulaklarımda uğuldayıp duran sesinin susmasını bekledim..

arada bir de kontrol ediyorum, ne yapıyor diye..allahın sapığı, belli olmaz buna, bir rezillik filan çıkarır, 

neyse..allahtan 10-15 dakika sonra gitti, üzerime bir iki sigara daha içip..zıkkım olsun emi..

ne zaman ki kafeden defolup gitti, anca konsantre olabildim tekrardan bulunduğum ortama..lan karşımda buse var, kız benimle konuşuyor filan, benim aklıma giren karanlığa bak!

ama öyle korkuyorum ki, geçmişimden, onun buse ye, bana, bize zarar vermesine asla izin veremem..burçin ise, geçmişimden (geçmiş dediği de iki- üç gün öncesi ha x) ) kalan en tehlikeli hatıralardan biri..

bu günümü kirletmesine izin veremem..olmaz..

next--->

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=